SORU: Sabah, akşam ve yatsı namazlarının farzları kılınırken neden sureler sesli olarak okunuyor? (Mehmet Yayıltı)
CEVAP: Kur’ân’da emredilen namazlarda (aslında bunlar ikişer rekâttır) açık okunur. Ama gündüz namazları, Peygamberimizin kendi ictihadıyla kıldırdığı namazlardır. Cemaatle kıldırdığı için elbette bunlar da farzdır. Kanaatime göre Hz. Peygamber, Kur’ân’da emredilen namazlarda açıktan okumuş ama kendi ictihadıyla kıldırdığı gündüz namazlarında içinden okuyarak bunlarla ötekiler arasına bir ayırım koymuştur. Cephede namaz durumunu anlatan Nisa 102’nci ayetten namazların ikişer rekât olduğu anlaşılır. Mekke döneminde ve Medine döneminin bir kısmında durum böyleydi. Sonra Peygamberimiz, iki rekâtlı gündüz namazlarını ve yatsı namazını dört rekât olarak kıldırmış, ilave olan iki rekâtı da aslolan iki rekâttan ayırmak için sadece Fatiha okumuş, Fatiha’ya sure eklememiştir.
Adağınız geçerli değil
SORU: Kendi kendime, “eğer bir ev alırsam çocuk doğuracağım” demiştim. Şimdi ev sahibi oldum ama çocuk doğuramıyorum. Bunun yerine bir fakiri mi sevindireyim?
CEVAP: Sizin hiçbir şey yapmanız gerekmez. Çünkü adağınız geçerli değildir. Adak, ibadet cinsinden bir şeyle olur. “Ev alırsam şu kadar fakiri doyuracağım” veya “şu kadar gün oruç tutacağım” yahut “çeşme yaptıracağım, cami yaptıracağım” gibi... Çocuk doğurmak ibadet değildir. Ayrıca sizin elinizde olan bir şey de değil. Allah verirse verir. Siz isterseniz üç gün oruç tutun. Dilerseniz bir fakir çocuğa yardım edin.
Vicdanınıza danışın
SORU: Öğrenciyim. Masraflarımı karşılamak amacıyla kaçak elektronik ürün satmak istiyorum. Bunun bir vebali var mı?
CEVAP: Kanunun yasakladığı şeyleri yapmak haramdır. Ben ne diyebilirim, siz vicdanınıza sorun. Kaçak eşya iki üç kişiye rant sağlar ama millet soyulur, ülke beş para etmez şeylerin çöplüğü olur. Vergi kaçırılır. Ülke ekonomisine zarar verilir. Ama yapıyorlar, satıyorlar, herkes de alıyor. Peygamberimiz öyle buyurmuş: “Müftüler fetva verse de sen kendi vicdanına sor.”

