Bayramınız mübarek olsun

Önü rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayını oruç ibadetinin verdiği dinginlikle geçirip sevinçlerin doruğa ulaşacağı bayrama ulaştık

Haberin Devamı

Önü rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayını oruç ibadetinin verdiği dinginlikle geçirip sevinçlerin doruğa ulaşacağı bayrama ulaştık. Bizi sağlıkla bugünlere ulaştırana hamd olsun, şükür olsun, müminlerin bayramı mübarek olsun. Bayramlar insanların birbirini ziyaret etmelerine, dostlukların tazelenmesine, kardeşliğin perçinlenmesine vesiledir. Dargınlar barışırlar. İlk adımı atanın sevabı daha fazladır. Üç günden fazla küs durmak caiz değildir. İslâm barış dinidir. Her ne kadar onu şiddet dini olarak gören ve göstermek isteyen art niyetliler olsa da sağduyu sahibi herkes İslâm’ın barış dini olduğunu kabul eder.

Bir din ki, adı barıştır. Müslim (Müslüman) barış içinde olan, çevresine barış götüren, kendi nefsiyle, Rabbiyle, ailesiyle, çevresiyle, toplumuyla barışık olan insandır. İnsanların ne elinden, ne de dilinden zarar görmediği, incinmediği örnek insandır. Özü sözü bir olan, toplumsal kurallara uyan, Allah’a, kullara, devlete borcunu ödeyen, kimsenin hakkını yemeyen insandır. Çünkü dinin özünün, temelinin doğruluk ve iyi ahlak olduğunu bilir. Kıldığı namazın her rekâtında Allah’tan doğruluk ister, “Bizi doğru yola ilet” der.

Kuran Allah’a inanıp doğru olanların, melekler tarafından şöyle müjdelendiğini vurgular: “Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevininiz. Biz bu dünya yaşamında da bundan sonraki yaşamında da sizin koruyucularınız, dostlarınızız. Cennette size arzu ettiğiniz, canınızın çektiği her şey verilecektir. Bu, güçlü ve merhametli Allah’ın ağırlamasıdır” (Fussilet: 30-32).

Bu tatlı ifadelerle müjdelenen müminlerin, kötülüğe dahi iyilikle karşılık verecekleri belirtildikten sonra, kötülüğe iyilikle karşılık vermenin de ancak sabırlı ve çok şanslı insanların kârı olduğu vurgulanır. Rivayete göre İbrahim ibn Edhem, çölde dolaşırken karşısına çıkan asker kendisine, “Umran (kent) nerede?” diye sormuş. Ve vurup İbrahim’in başını yaralamış. Giderken, vurduğu kimsenin Horasan zahidi İbrahim ibn Edhem olduğunu söylemişler. Gelip özür dilemiş. İbrahim ona, “Sen bana vururken Allah’tan sana cennet vermesini diledim” demiş. “Neden?” diye sormuş asker. “Çünkü o yaptığından ötürü bana sevap verileceğini anladım. O işten payım hayırken, senin payının şer olmasını istemedim” demiş İbrahim.

* Devam edecek

DİĞER YENİ YAZILAR