Allah’a binlerce hamdolsun en kutsal, en sevimli günlerimizden birine daha ulaştık. Bugün mübarek Ramazan Bayramını yaşamanın sevinci içindeyiz. Rahmet, bereket, mağfiret cehennemden kurtuluş vesilesi olan Ramazan ayını dün akşam uğurladık. Bugün de oruç, teravih, zikir, tehlil ve tesbihatıyla Ramazan’ın gereklerini yerine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bayram namazı için camiye koşanlar, namazdan sonra kucaklaşırlar, mutluluk havuzunda yüzerler ve Allah için yaptıkları ibadetlerinin sevabını almış olarak evlerine dönerler. Dargınlar barışır, küçükler büyüklerin ellerini öper, büyükler de küçükleri okşar, harçlıklarını verir, onları memnun ederler.
Elbette bugünlerde yetimler, yoksullar unutulmaz. Yetimi sevindiren Allah’ı sevindirir. Yoksulu, güçsüzü, buruk gönüllüyü memnun eden insanı Allah da sevindirir. Hastayı, zayıfı, düşkünü sormak, onların sorunlarıyla ilgilenmek, elden gelen yardımı yapmak, yetimleri okşamak, sevindirmek hem yaratanı razı eder hem de gönlümüze huzur ve mutluluk verir. Bu bayramın Arapça adı “id-i fıtr” yani orucu açma bayramıdır. Bir ay boyunca sabahları kahvaltı yapmak yasakken artık bugünden itibaren 11 ay helal zülal afiyetle kahvaltımızı yapıp sabah açlığını gidereceğiz. Ramazan boyunca güneş batınca ancak iftar yaparken artık bu sabahtan itibaren sabahleyin yiyeceğiz. Bugün oruç tutmak caiz değildir, harama yakın mekruhtur. Çünkü bugün Allah’ın kullarına ikram günüdür. Bugün oruç tutmak Tanrı’nın ikramını kabul etmemek anlamına gelir.
Fitre kimlere verilir, kimlere verilmez
Bu bayramın adıyla ilişkili olarak üzerimize gerekli olan bir sadaka vardır. O da dinde “fıtra” denilen bizim “fitre” dediğimiz sadakadır. Ramazan Bayram sabahı hali vakti yerinde olanın kendisi, hanımı ve ergenlik çağına gelmemiş çocukları için fitre vermesi gerekir. Fitre bu yıl en az 7 TL’dir. Biraz eli bol tutup 9-10, imkânı olanların daha yüksek rakamlardan fitre vermeleri elbette daha güzel ve makbuldür. Dinen zengin olmayan yani tüm ihtiyaçlarından fazla olarak nisap denilen belli ölçüde artı malı bulunmayan kimseye fitre ve zekât verilebilir. Usul ve fürua yani kişinin ana babasına, büyük ana babaları ve öz çocuklarına, torunlarına fitre ve zekât verilmez. Bunun dışında kalan yoksul akrabaya verilir. Kardeş, amca, dayı, teyze gibi yakın akraba içinde fakir kimseler varsa fitre ve zekâtı bunlara vermek daha makbuldür.
Bilindiği üzere ne mal kalır, ne mülk, ne para, ne pul... Sağlığımızda Allah için yapacağımız yardımdır asıl bize kalan, ruhumuza sermaye olan. Peygamberimiz, “Senin malın, yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin ve sadaka olarak verdiğindir. Kalan malın senin değil, varislerinin malıdır” buyurmaktadır.
Şairin dediği gibi:
Kimseye baki değildir mülk-ü devlet sim-ü zer
Bir harab olmuş gönül tamirin etmektir hüner.
Bayramınız kutlu olsun
Haberin Devamı

