Kurban Bayramı'na ve dolayısıyla kurbana dünkü yazımda yer vermiştim. Aynı konuya bugün de devam ediyorum. Hayvan kurbanı, bir simgedir. Kişinin kendi nefsini, kaprislerini Allah uğruna feda ermesinin bir simgesi olarak algılanmalıdır. Şu her kötülüğün anası olan bencillik, kıskançlık, gurur, kibir, kötü ahlâk var ya, işte onları Allah için kurban etmek, bunlardan kurtulup Müslüman olmak gerekir.
Bayram günü barış, esenlik günüdür. Bugünlerde Müslümanlar namazın ardından tokalaşır, birbirlerine sarılır, mutluluk dilerler. Büyüklerin eli öpülür, duaları alınır. Küçükler sevindirilir. Dargınlar barışır veya barıştırılır. Bayramlar dargınların barışması için en güzel vesiledir. İslâm'da üç günden fazla küs durmak caiz değildir.
Hz. Peygamber, Müslümanı insanların elinden ve dilinden zarar görmediği insan, yani tam anlamıyla barışsever, olgun insan şeklinde tanımlamıştır. İnsanlar birbirlerinin organları gibidirler. Bir organın rahatsızlığı, diğer organlara da acı verir. İnsanları sevmek, yaratıklara iyilik etmek müminin amacıdır. Halkı sevmek, Yaratan'ı sevmek, yaratılanları memnun etmek, Yaratan'ı memnun etmek demektir.
Yetimleri sevindirin
"Yaratılanı sevdim, Yaratan'dan ötürü" diyebilme bilincine ermek gerekir. Hz. Peygamber, komşusunun, şerrinden (kötülüğünden) emin olmadığı kimsenin, gerçek mümin olmadığını vurgulamış, müminlere güzel konuşmayı, tatlı dilli olmayı ve tanıdık olsun olmasın herkese bolca selam vermeyi öğütlemiştir. Kur'ân, kibar konuşmayı, başa kakılan sadakadan üstün görmektedir: "Güzel bir söz (söylemek) ve affetmek, peşinden eziyet gelen sadakadan iyidir" (Bakara: 263). Dünyada her şey fanidir (geçici). Kalıcı olan yalnız güzel eylemlerin, güzel ahlâkın ruhta bıraktığı ışıklar, güzel izlerdir.
Allah'ın rahmetinin oluk gibi aktığı bu günlerde yetimleri, yoksulları sevindirmeye, zulme uğramış insanların dertlerine deva olmaya çalışmalıyız. Refahımızı, servetimizi, mutluluğumuzu paylaşmalıyız.
Hz. Osman'ın Şam'dan gelen ticaret kervanındaki malları almak için üşüşen halk, ona birkaç kat kâr önerdiler. "Bana daha fazla öneren var. O, bire en az on kat kâr öneriyor" dedi. Burada herkesin tanındığını belirtip, öyle bire on kâr verenin kim olduğunu sordular. "Allah" deyip bütün kervanı Allah yoluna dağıttı. İşte Allah için fedâkârlık örneği. Bu duygularla bayramlarınızı kutlar, bütün ömrünüzün bayram sevinci içinde geçmesini Allah'tan dilerim.
Bayram günleri barış ve esenlik günleridir
Kurban Bayramı'na ve dolayısıyla kurbana dünkü yazımda yer vermiştim. Aynı konuya bugün de devam ediyorum. Hayvan kurbanı, bir simgedir. Kişinin kendi nefsini, kaprislerini Allah uğruna feda ermesinin bir simgesi olarak algılanmalıdır
Haberin Devamı

