Başkasını rahatsız etmek günahtır!

Okurum bu konuda gerçekten çok haklı. Maalesef gelişememişliğimiz, ibadethanelerimize kadar uzanmaktadır

Haberin Devamı

Soru: Sayın Hocam, ben cemaate devam eden biriyim. Ancak ibadethanelerde öksüren, aksıran, hapşıran kimselerin yanında namaza durduğumda çok rahatsız oluyorum. İçlerinde hasta olanlar vardır. Hastalıklarını başkalarına bulaştırabilirler. Sizden ricam, müftülük kanalıyla Cuma hutbelerinde bu konuyla ilgili bilgilendirme vaazları verilmesine yardımcı olmanızdır.
(Nihat Kazaz)

Cevap: Okurum bu konuda gerçekten çok haklı. Maalesef gelişememişliğimiz, ibadethanelerimize kadar uzanmaktadır. Meyve yeriz, kabuğunu arabadan dışarı atarız, sigara içen bazı kendini beğenmişler, izmariti arabanın penceresinden caddeye savurup bütün yolculara saygısızlık ettiği gibi sokağı da kirletir, hatta yangın çıkmasına neden olur. Araba süreriz, kuralları çiğner, emniyet şeridine girip başkalarının önüne geçeriz. Bazen de büyük bir hızla giderken zikzaklar yaparak trafik terörü estiririz. Biz Müslüman olarak herkese örnek olmamız gerekirken bu tür davranışlarımızla çoğu kez maskara durumuna düşeriz. Neden böyleyiz? Ruhumuzu eğitemediğimiz için böyleyiz. İbadet ruh eğitimidir. İbadethaneler, olgunlaşma merkezleridir. Orada ruhlar eğitilir, olgunlaştırılır, yüksek ahlakla bezenir.

Evinde istirahat etsin
Peygamberimiz, temizliği imanın yarısı saymıştır. Temizlik, Kur'ân-ı Kerim'in ilk emirlerindendir. Hz. Peygamber, "Soğan, sarmısak yiyen kimse mescidimizden uzak dursun (ağzının kokusunu gidermeden yanımıza gelmesin)" buyurmuştur. Başkasını rahatsız etmek yasaktır, günahtır. Ayrıca Peygamberimiz, hastalıktan korunmayı, geçici hastalığa yakalanmış olanların, sağlamlar arasına girip hastalığı bulaştırmamalannı emretmiştir. Grip olan kimsenin tedbirsiz olarak mescide gidip, aksırıp pıskırarak yanındakileri rahatsız etmesi, hatta farkında olmadan onlara grip aşılaması doğru değildir. Hastaysa evinde istirahat etsin, hastalığı geçtikten sonra mescide gitsin ki insanlara hastalık bulaştırmasın. Hz. Peygamber Aleyhisselâm, "Bir yerde veba çıkmışsa oraya gitmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba varsa oradan kaçmayınız" sözleriyle de bir karantina tedbiri koymuştur. Bu hadisin güzel bir öyküsü var:

Hz. Ömer, Şam'a gidiyordu. Surğ denilen yerde kendisini karşılayan Şam ordu komutanı Ebû Ubeyde ve beraberindekiler, Şam'da veba bulunduğunu söylediler. Bunun üzerine Şam'a girip girmeme konusunda görüş ayrılığı belirdi. Hz. Ömer, Kureyş'in tecrübeli, yaşlı adamlarına bu durumu danıştı. Onlar da Hz. Ömer'e veba çıkan yere girmemeyi önerdiler.

* Mehmet Akif'in şiirleştirdiği bu öyküye yarın devam edeceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR