Bakara Suresi Medine'de inmiştir

Ankara'dan yazan okuyucum N. Ortalı'nın sorularının cevabını bugün tamamlıyorum

Haberin Devamı

Ankara'dan yazan okuyucum N. Ortalı'nın sorularının cevabını bugün tamamlıyorum

Allah'ın tecellisi karşısında dağ bile, pamuk gibi atılırken (A'râf: 143) O'nun huzuruna çıkan insanda beşeri düşünceden eser kalır mı? Onda, "Ya Rabbi, bunu bizden hafiflet" gibi pazarlığı anımsatan sözler söyleme gücü kalır mı? Allah'ı gören, kendisinden geçer.

Mutasavvıflara göre Allah, insanın beşeri düşüncelerini alır, ona kendi varlığını unutturursa o zaman insan Allah'ı görse de kendi insan varlığıyla değil, Hakk'ın varlığıyla görür ki bu durumda Hakk'ı gören, yine Hak'tır.

Kendine geldiğinde de bu durumdan haberi olmaz. Çünkü o hali yaşadığında insan varlığı ve bilinci tamamen kendinden alınmıştı. Kendine gelince de o hal kayboldu. Hasılı bu dünyada, Hakk'ı Hak'tan başkası göremez. Ama Allah, cennette müminlere görünecek, inananlar O'nu, on dördüncü günündeki Ay (Bedir) gibi açık olarak göreceklerdir ama bu görüşün içyüzünü şu dünya düzeyinde açıklamak ve kavramak mümkün değildir.

Ayetin açık beyanı
Miraç'ta Peygamber'in Allah ile karşılıklı konuştuğu ve beş vakit namazın orada vasıtasız vahiyle emredildiği kanısı yayılmıştır. Bu, vasıtasız vahiy iddiasının temeli yoktur. Çünkü Şu'ara Suresi'nin 51'inci ayetinin açık beyanına göre Allah, bir insanla doğrudan konuşmaz. Ya ilhamla, ya perde arkasından konuşur veya gönderdiği elçi, O'nun dilediğini, yine O'nun dilediği kuluna vahyeder. Aynca İsrâ olayı, Mekke döneminin son yarısında vuku bulmuş bir olaydır. Vasıtasız olarak vahyedildiği iddia edilen Bakara Suresi'nin son ayetleri ise bu olaydan çok sonra, Medine'de vahyedilmiştir. Çünkü Bakara Suresi'nin tamamı Medine'de inmiştir. Bakara Suresi'nin son ayeti de Miraç'ta değil, normal vahiy yöntemiyle gelmiştir.

Bilginlerin görüşleri
Bizim kanaatimize göre İsrâ ve Miraç, uyanıkken vuku bulmuş ruhsal olaylardır. Ancak İslâm bilginlerinin çoğunluğuna göre İsrâ ve Miraç, hem fiziksel hem ruhsal (ruh maalbeden) olarak vuku bulmuştur. Eğer İsrâ ve Miraç, çoğunluğun söylediği gibi bedenle olmuşsa -ki bizce bu çok uzak bir olasılıktır- bunun da izahı mümkündür. Tasavvufta zikrullahla insan cisminin nura dönüşeceğine inanılır. Yani zikirle, sevgiyle fizik beden, yoğunluğunu kaybedip nura dönüşebilir. Nur, ışık demektir. Işık, saniyede üçyüz bin kilometre hıza sahiptir. İşte yoğunluğunu kaybederek nur haline gelen insanın, birkaç saniyede dünyaları dolaşması mümkündür. Gerçeği Allah bilir.

DİĞER YENİ YAZILAR