Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir. Sizden önce gelen bir toplum da onları sormuştu da sonra onları tanımaz olmuşlardı" (Mâide: 110/101-102). Bu ayetler, Kur'ân vahyedilirken gereksiz yere soru sorulmasını yasaklamaktadır. Çünkü Kur'ân'ın, hakkında bir açıklamada bulunmadığı şey mubahtır. Hakkında bir hüküm indirilmeyen şeyler serbest bırakılmıştır. Onları yapmakta bir sakınca yoktur. Kur'ân'ın amacı, insanları ayrıntılarla uğraştırmak değildir.
Kur'ân'ın çizdiği genel esaslara aykırı olmamak şartıyla ayrıntılar, insanların yararlarına uygun biçimde serbest bırakılmıştır. Kılı kırk yararcasına ayrıntılarla uğraşmak, dinin amacından uzaklaşmaya neden olur. Tefsirlerde ve fıkıh kitaplarında Allah Elçisi'nin kastetmediği, hatta hatırına bile getirmediği yorumlar ve hükümler vardır. Oysa Allah'ın Elçisi, "Benim sizi serbest bıraktığım şeylerde siz de beni serbest bırakınız" fermanıyla islâm ümmetine ayrıntılarla uğraşmamalarını öğütlemiştir. Selmân-i Fârisî'nin anlattığına göre Allah'ın Elçisi, kendisine birtakım şeyler sormuş olanlara şöyle cevap vermiştir:
Genel esaslar sabittir
"Helal, Allah'ın kitabında helal kıldığı şeyler, haram da kitabında haram kıldığı şeylerdir. Allah'ın, kitabında bildirmediği şeyler affettiklerindendir. Kendinizi zorlamayınız" (Tîrmizi, Libas: 6; İbn Mâce, Afime: 60), "Müslümanların içinde, suçu en büyük olan, bir helalin haram kılınmasına sebep olandır" (Buharı, İ'tisâm: 3; Müslim, Fedâli: 132-133).
Kur'ân'ın genel prensipleri her devre uyar. Ayrıntı ise çağın gereklerine göre saptanır. Çünkü zaten bunlar, insanların akıl yürütmeleri (içtihatları) sonucu konulmuş hükümlerdir. Ama vahiyle verilen Kur'ân'ın genel esasları sabittir, her zaman geçerliliğini korur. M. Reşid Rıza, Mâide Suresi'nin 48-50'nci ayetlerinin tefsirinde şöyle diyor: "Allah tarafından indirilen hükümlerin kimi dinin özüne, kimi dünyaya ilişkindir. Birinciler, ibadet ve ibadet niteliğinde olan evlenme ve boşanma gibi hükümlerdir. İkinciler, cezalar, hadler ve diğer medeni yasalardır. Birinci tür hükümlere aykırı davranmak asla caiz değildir. İkinci tür indirilmiş hükümler azdır. Bu konulara ait hükümlerin çoğu ictihata bırakılmıştır. Bu konudaki ilahi hükümlerin en önemlisi had cezalandır. Öteki cezalar, hakimin içtihadına bırakılmıştır. Ribâ da medeni hukukla ilgili bir meseledir."
Ayrıntılarla uğraşmayın
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır
Haberin Devamı

