Asım'ın Kuran okuma stili Peygambere dayanır

Dünden devam Asım'ın kıraati (Kuran okuma stili), iki yolla Hz. Peygamber'e dayanır: Birinci hocası, yine kendisi gibi görme özürlü olan Ebu Abdirrahman Sülemî, ikinci hocası da Zirr ibn Hubeş'tir. Kaynaklara göre hocası Sülemî kıraati Hz. Ali'den; Ali, Zeyd ibn Sabit'ten, o da Peygamber'den almıştır...

Haberin Devamı

Dünden devam
Asım'ın kıraati (Kuran okuma stili), iki yolla Hz. Peygamber'e dayanır: Birinci hocası, yine kendisi gibi görme özürlü olan Ebu Abdirrahman Sülemî, ikinci hocası da Zirr ibn Hubeş'tir. Kaynaklara göre hocası Sülemî kıraati Hz. Ali'den; Ali, Zeyd ibn Sabit'ten, o da Peygamber'den almıştır. Bu durumda Hz. Ali, kıraat ilminde Zeyd ibn Sabit'in talebesi görünmektedir. Bu doğru olamaz. Peygamberimiz Medine'ye geldiği zaman Zeyd henüz on bir yaşındadır.

Yedi yaşından beri Peygamber'in eğitiminde büyüyen ve ilk vahiylere tanık olan Hz. Ali gibi bir ilim abidesinin, Zeyd'den Kuran öğrenmiş gibi gösterilmesi, makul değildir. İkinci hocası, tabiî (Peygamber'den sonra ikinci kuşak) Zirr ibn Hubeyş, üç sahabiden Ali, Osman ve Abdullah ibn Mesud hazretlerinden ilim ve feyz almıştır.

Kufe'de hocası Sülemî'nin vefatı üzerine onun yerine geçen Asım, kıraat imamı (profesörü) oldu. Güzel konuşması yanında son derece güzel sesi vardı, çok güzel Kuran okurdu. Çağdaşlan, "Ondan daha güzel Kuran okuyan yoktu" demişlerdir. Asım'ı, dürüst bir ve sağlam bir insan olarak niteleyen Ahmed ibn Hanbel, kıraatlar içinde en çok hangisini tercih ettiği sorusu üzerine, "Önce Medine halkının kıraati, sonra Asım kıraati gelir" demiştir (Siyeru A'lâmi'n-nubelâ: 5/260). Asım'ın birçok öğrencisi arasında özellikle ikisi öne çıkmış, onun okuma tarzını sonraki kuşaklara öğretmişlerdir. Bunlar Şu'be ibn Ayyaş ile kendisinin üvey oğlu olan Hafs ibn Süleyman'dır. Hafs da görme özürlüydü. Asım, Şu'be'ye Zirr kıraatini, Hafs'a da Sülemî kıraatini öğretmiştir.

Varş kıraat stiline göre yazılan kuzey Afrika mushafları dışında dünya mushaflarının tamamı, Hafs'in Asım'dan öğrendiği kıraat stiline göre yazılmıştır. Asım da öğrencisi Hafs da kıraatta sağlam olmakla beraber hadis rivayetinde güçlü sayılmazlardı. Ünlü muhaddis ve rivayet eleştirmeni Darekutnî, Asım hakkında, "(Hadis) ezberinde biraz zayıftır. Zaten insan her dalda âlim olamaz ki. Bir bilim alanında önder olan, başka bir alanda eksik olabilir. Nitekim öğrencisi Hafs da kıraatta sağlam ama hadiste zayıftı. A'meş ise tam tersine hadiste sağlam, kıraatta gevşekti" demiştir. Asım, "Sonra gerçek mevlalan olan Allah'a götürüldüler" (En'âm: 62) ayetini yineleyerek son nefesini vermiştir.

3- Sehiv secdesi farzın geciktirilmesinden, vacibin terkinden ötürü gerekir. Subhaneke ve besmele okumak ne farzdır, ne de vacip. Bundan dolayı Besmele veya Subhaneke'yi yarım okumakla sehiv secdesi gerekmez.

Kul hakkı nedir?
Soru: Kuran-ı Kerim'de hangi ayette veya ayetlerde kul hakkından bahseder? (Nevin Collier/Teksas)

Cevap: Kuran'ın birçok ayeti haksızlık etmemekten, yalan söylememekten, hakka tecavüz etmemekten, iftira etmemekten, zina etmemekten, insanlara kötülük etmemekten söz eder. Bunların hepsi kul hakkı değil mi? Ancak Kuran'da açıkça "Kul hakkı" ifadesi geçmez.

Fuat Evin'e cevap
1973'te ben de Necef'te Hz. Ali'nin kabrinin bulunduğu camiyi ziyaret ettim. Geçtiğimiz günlerdeki bir yazımda "Necef" yerine "Küfe" yazdığımı belirten okurum Fuat Evin'e bu uyarısından dolayı teşekkür ediyorum. Farkında olmadan böyle bir şey yazdıysam tüm okurlarımdan özür dilerim.

Okurlarıma duyuru
Mealimi ve diğer eserlerimi nereden temin edebileceklerini soran okurlanm bunları aşağıdaki adresten bulabilirler: Yeni Ufuklar Neşriyat Nuhkuyusu Caddesi No: 365 Bağlarbaşı Üsküdar/İstanbul TEL: 0216 492 66 12 FAKS: 0216 492 66 13

DİĞER YENİ YAZILAR