Dünkü yazımda, gönül derdine yakalanan gence verdiğim cevaba bugün de devam ediyorum. Yüce Allah, "Yâ Rabbi bu dert bana dokundu" diyerek derdini söyleyen Eyyûb'u, "Biz onu sabredici bulduk, ne güzel kuldu o!" diyerek övmüştür. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Kendisine bir musibet erişmiş olan kimse, hatırladığı zaman istircâ eder (Biz Allah içiniz ve O'na döneceğiz!) derse, aradan uzun zaman geçmiş olsa dahi, kendisine o musibetin ilk vuku bulduğu gündeki gibi sevap verilir." Dünyada güzel amellerle bezenip safiyet kazanan insan ruhu, şu bedenden ayrılınca cennet bahçeleri gibi bir yaşam içine girecek, orada iyi ruhlarla peygamberler, sıddikler, sâlihler ve şehitlerle beraber tadına doyulmaz bir ruhani âlemde bulunacaktır. Fakat dünyada kötü işlerle kirlenmiş, bozulmuş olan insan ruhu da bedeninden ayrıldıktan sonra dünyadaki kötü işlerin gerçek niteliğini görecek, azaba dönüşen o amellerinin tutsağı olacak, çeşitli azaplar içerisinde kalacaktır. İşte Hz. Peygamber (s.a.v.), bu gerçeğe işaret için kabrin, ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlarından bir çukur olduğunu söylemiştir. Sevdiğinizin geri gelmesi konusundaki arzunuz, niyete göre değişir. Eğer evlenmek, helal yaşamak arzusuyla geri gelmesini istiyor ve bunun için dua ediyorsanız, bunda bir günah yoktur. Ama yasak olarak yaşayacaksanız hem eylem haram, hem de haramın olmasına dua etmek haramdır.
Kur'an okunurken dinleyin
Soru: Kur'ân okunurken, "Arapça olduğu için anlamıyorum" diyerek mekânı terk eden kişi günaha girer mi?
Cevap: Kur'ân okunurken saygıyla dinlemek gerekir. Ama işi olan gidebilir. Görevini bırakıp birkaç saat sürecek olan okumayı takip etmek zorunda değildir. Ama işi yok, Kur'ân okunduğu yerde bulunuyorsa, başka şeyle meşgul olması ya da gürültü çıkarması, arada bazı kişilerle konuşup sohbet etmesi Kur'ân'a saygısızlıktır. Yüce Allah, "Kur'ân okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin" (Araf: 204) buyurmuştur.
Dinimizin simgesi olmuştur
Soru: Bayram namazı için Kur'ân-ı Kerim'de bir işaret var mı? Ne zaman vacip olundu, kılınmasa ne olur?
Cevap: Bayram namazı hakkında Kur'ân'da bir işaret yoktur. Bundan dolayı bütün mezheplere göre bayram namazı sünnettir. Yalnız İmam Ebu Hanîfe buna vacib demiş ise de Hanefilerin çoğunluğuna göre de sünnettir. Ünlü Hanefî fıkıh bilgini Serahsî de kuvvetli kanıta göre bayram namazının sünnet olduğunu vurgulamaktadır. Ancak dinin simgesi haline gelmiş bir sünnettir. Bunu yapmak hidâyet, yapmamak sapıklıktır.
Arzular niyete göre değişir
Dünkü yazımda, gönül derdine yakalanan gence verdiğim cevaba bugün de devam ediyorum. Yüce Allah, "Yâ Rabbi bu dert bana dokundu" diyerek derdini söyleyen Eyyûb'u, "Biz onu sabredici bulduk, ne güzel kuldu o!" diyerek övmüştür
Haberin Devamı

