Arınmayan ruhlar cennete giremez

Ahiretteki ceza, kulun yaptığı kötülüklerin izini silme, kulu cennete gitmek için belli bir temizlik düzeyine eriştirme amacına bağlıdır. Arınmayan ruhlar cennete giremez

Haberin Devamı

Ahiretteki ceza, kulun yaptığı kötülüklerin izini silme, kulu cennete gitmek için belli bir temizlik düzeyine eriştirme amacına bağlıdır. Arınmayan ruhlar cennete giremez. Arınmak da ya bu dünyada güzel ahlâk ve eylemlerle veya kul ruhunu kötü eylem ve düşünceleriyle kirletmişse ahirette bu eylemlerinin oluşturduğu cezayı çekmekle olur. Kul, kötü düşünce ve eylemlerinin kirliliğinden kurtulunca cennete gider. Her ruh, eninde sonunda olgunlaşmaya mahkûmdur.

Kur'ân'da kulun sonsuzca cehennemde kalacağı ifadesi yoktur. Kur'ân'daki ebed ve hulûd sözcükleri, sonsuzca değil, uzun zaman anlamına gelir. Allah kuluna, kendi can damarından daha yakındır. Kulun nefes alması, O'nun lütfü, sevgisi ve rahmeti sayesindedir. Bir hadiste kul Allah'a bir karış yaklaşırsa Allah'ın ona bir kulaç yaklaşacağı, kul Allah'a yürüyerek giderse Allah'ın ona koşarak gideceği belirtilmektedir. Bu söylem, Allah'ın kula ne kadar yakın olduğunu simgeler. Size öğüdüm: "Canı mutlu eden ancak tek Allah'a ibadettir." Allah en çok sevilmeye lâyıktır. Çünkü bütün güzelliklerin kaynağı O'dur.

Soru: İslâm'da istediğimiz insana selam verme hürriyetimiz var mıdır? Fasık veya dinsizlere, onların bu halini bilmeden selam verirsek bundan dolayı sorumlu olur muyuz?

Cevap: Uygar dünyada yaşıyoruz. Müslüman sevecenliğiyle, güzel ahlakıyla herkese örnek insandır. Kur'ân, "Güzel bir söz (söylemek) ve affetmek, peşinden eziyet gelen sadakadan iyidir. Allah, zengindir, halimdir" buyurmaktadır (Bakara: 263). Hz. Peygamber de, "Güzel konuşmamızı ve tanıdığımıza, tanımadığımıza selam vermemizi" emretmiştir. Buna göre selam verdiğimiz kişinin görüşü, dini önemli değildir. Önemli olan insanlığıdır. Sokakta karşılaştığımız herkese selam vermeliyiz.

Kur'ân, bize barış içinde olmamızı, banşçı olmamızı emrediyor. Din insanlar arasında düşmanlık faktörü değil, dostluk ve sevgi faktörü olmalıdır. "Yaratıkları sevdim Yaratan'dan ötürü." Biz maalesef geleneklerimiz unutmaya başladık. Biz sabahleyin karşılaştığımız insanlara bir güleç yüzle bakışı esirgiyoruz. Oysa Avrupalı öyle değil. Sabahleyin sokakta karşılaştığınız kimse size "morgen" veya "good morning" veya "bonjur" der. Bizim yapmamız gerekeni onlar yapıyorlar. Biz bunu onlardan öğrenme yerine atalarımızdan öğrensek veya atalarımızın yolunu devam ettirsek bir güleç yüzle, bir tatlı kelimeyle karşımızdaki insanın gönlüne bir dostluk, sevgi esintisi bıraksak güzel olmaz mı?

Duyuru: 30-31 Ekim günleri, Sultan Ahmet Camii avlusundaki Kitap Fuarı'nda yer alan Yeni Ufuklar standında, saat 14.00'ten itibaren kitaplarımı imzalayacağım. S. A.

DİĞER YENİ YAZILAR