Annene veya babana ‘öf’ deme

Dünden devam

Haberin Devamı

Bizim toplumumuzda 25-30 yıl öncesine kadar anneler, babalar yapayalnız bir damın köşesine terk edilmezlerdi. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm, “Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır(ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara ‘Öf’ deme, onları azarlama. Onlara güzel söz söyle. Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve ‘Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim. Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı’ de” (İsrâ: 50/23-24) buyurmuştur.

Peygamber de “Kime iyilik edeyim?” diye soran bir sahabisine üç kez, “Annene” demiş, daha sonra babasına ve komşusuna iyilik etmesini öğütlemiştir. Yine Allah’ın Elçisi, “İhtiyarlık zamanlarında annesine, babasına yahut bunlardan yalnız birine yetiştiği halde bunların rızasını kazanarak cennete giremeyen kimsenin burnu yerlerde sürünsün” (Müslim, Birr: 8; İbn Hanbel, Müsned: 2/346) buyurmuştur. İşte Allah Elçisi’nin sözlerine gönülden bağlı olan müminler, annelerini, babalarını bir damın deliğinde yapayalnız bırakmazlar. Hatta onlara hizmet etme fırsatını verdiği için Allah’a şükreder, onlara hizmette kusur etmezler. Çünkü İslâm Peygamberi, cennetin annelerin ayakları altında olduğunu bildirmiştir (İbn Mâce, Cihâd: b. 12, h. 2781).



Tutarsız sözler

Bir okurum, bir yerden aldığı vizyon fukarası kimi kişilerin tutarsız sözlerini, namaz vakitleri hakkındaki açıklamalarımın yanlışlığına kanıt göstererek beni tövbeye davet ediyor. Kendisine teşekkür ederim. Hatam varsa elbette Allah’tan bir kere değil, günde bin kez af dilerim. Ama ben görüşlerimde kişilerin akıl yürütmelerine değil, Kur’ân’a dayanıyorum ve bunların doğruluğundan kuşku duymuyorum. Okurumum sandığı gibi bilimsel değeri olmayan benim yazılarım değil, bağnazlığın somut bir örneği olan o yazıdır. Yazıyı kimin yazdığı belli değil. Böyle afaki, imzasız bir yazı nasıl gönderilebilir? Bu yazıyı yazan kişilerin benim yazılarımı okumadığı gayet açıktır. Sanki ben beş vakit namaz yoktur demişim de onlar bana bu tür cevap veriyor.

DİĞER YENİ YAZILAR