Dünkü yazımda, Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği 1'inci sınıf öğrencisi Deniz Saltık adlı kızımıza yardım çağrımızın büyük ilgi gördüğünü, gerek VATAN gazetesine gerekse bana pek çok okurum başvurup Deniz'e yardım etmek, burs vermek istediklerini bildirdiklerini belirtmiştim. Bu münasebetle gelen yüzlerce mektup ve fakstan birini, Almanya'dan yazan Kays Mutlu'nun mektubunu yayınlamayı uygun gördüm:
"Sevgili Hocam, Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde okuyan Deniz Saltık adlı öğrencinin durumunu daha önce de köşenizde yazmıştınız. O zaman bu öğrenciye hiçbir desteğin çıkmamasına üzülmüştüm. Bugün de okuyunca içimden, ben niçin destek olmayayım diye geçirdim ve size yazmaya karar verdim. Ayda 45 euro gönderebilirim. Bana havale edeceğim banka hesap numarasını bildirirseniz sevinirim.
Geçenlerde okuduğum bir hadis-i şerif ile babamla rahmetli büyük amcamın Mısır'da öğrenciyken başlarından gecen ve benim çocukluğumda dinlediğim ama hâlâ unutamadığım bir olayı da izninizle yazmak istiyorum. Okuduğum hadisi şerif (mealen) şöyle: Ancak Allah yolunda harcadıklarınız sizin malınızdır, gerisi mirastır (miras olarak kalacaktır).
Yaya olarak gider
Babamın başından geçen olay ise şöyle: Babam Mısır'a 14 yaşında gittiğini ama döndüğünde daha zayıf bir halde olduğunu söyler. Oradayken bir gün çok daraldıkları bir zamanda, babam Türkiye'den onlar gibi okumaya gelmiş ve maddi durumu daha iyi olan, kendilerinden uzakta oturan bir başka arkadaşlarından ödünç para istemek için yola çıkar. Arkadaşının yanına yaya olarak gider.
Arkadaşı anlayışlıdır ve o kadar yoldan gelen babamı geri çevirmez ve 5 kuruş gibi bir para verir (yarım kuruşla bir ful -Mısır'da orta tabakanın meşhur yemeği- yenilebilmektedir). Babam fazla beklemeden eve gelmek için yola koyulur. Ankara'nın Ulus ya da Kızılay'ı gibi bir semtten geçerken bir dilenci önüne geçer ve 'ene cav'an vallahi: Vallahi açım' der ve babam elindeki beş kuruşun iki kuruşunu, yemek yemesi için bu insana verirken içinden de, 'Ya Rabbi bu insanı şu dükkân sahiplerine gönderseydin, bana verdiğin şefkati de onlara verseydin' diye geçirir.
Eve geldiğinde bayram havası vardır. Amcam babama, 'Mustafa, keşke gitmeseydin' der. Babam, 'Ne oldu ağabey' der ve amcam, 'Buraya Türkiye'den bir Ermeni geldi. Biraz buraları gezdirdik ve sohbet ettik. O da giderken bana ve Abdülkadir'e birer lira verdi. Sen burada olsaydın sana da bir lira verirdi' der. Babam ise yolda başına gelen olayla, verilen bir lira arasında bire bir ilişki olduğundan emindir."
Almanya'dan gelen mektup
Dünkü yazımda, Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği 1'inci sınıf öğrencisi Deniz Saltık adlı kızımıza yardım çağrımızın büyük ilgi gördüğünü, gerek VATAN gazetesine gerekse bana pek çok okurum başvurup Deniz'e yardım etmek, burs vermek istediklerini bildirdiklerini belirtmiştim
Haberin Devamı

