Soru: Dinde zorlama olmadığını biliyorum. Ancak çoğumuz Allah'ın emirlerinin bazılarını cezalandırılmaktan korktuğumuz için yapıyoruz. Yorgun olduğum zaman namazımı isteksiz kılıyorum. Bu gibi durumlarda içimizdeki şeytana müsaade etmememiz gerektiğini biliyorum ama yaptığımız ibadet ne derece kabul olunuyor? (Sadiye Bulut)
Cevap: Allah bizi, kendisini tanıyıp kendisine kulluk etmek için yaratmıştır. İbadetimiz bizim ruhumuzu arındırıp yüceltmek içindir. Yoksa Allah'a bir yarar sağlamak için değil. Asıl ibadet, zevkle, bütün gönülle yapılan ibadettir ki, Kur'ân böyle ibadet edenleri kanitîn olarak tanımlar. Ama her zaman insan bu haleti ruhiye içinde olmayabilir. İstemeyerek de olsa ibadet yapmalıdır. Bir gün ruh ona alışır ve iba-detsiz duramaz olur.
Rüyasında ibadet ettiğini, namaz kıldığını, iyilik yaptığını görür olur. İşte bu hal, ruhun eğitilmesidir. Allah için atılan her adım, ruh defterimizde bir iz bırakır. Bizim görevimiz Hakk'ın emrini yapmaktır. Değerlendirmek bizim işimiz değil, Allah'ın işidir.
"Zenginlik mal çokluğuyla olamaz"
Soru: Emekli ikramiyemi ve ailemden kalma birikimimi bankada değerlendirerek bununla geçimimi sağlıyorum. Ancak aldığım faizin bir kısmını ana paraya katıyorum. Acaba bu paradan zekât vermem gerekir mi? (Naci Aklan)
Cevap: Paranız, zorunlu ihtiyacınızdan fazla olarak dinen zenginlik ölçüsüne varıp, üzerinden bir yıl geçince onun kırkta birini zekât olarak vermek gerekir. Zorunlu ihtiyaç, kişinin evi, meslek aletleri, dükkanı, binek arabası gibi şeylerdir. Bu zorunlu ihtiyaçlardan fazla olarak 2-3 milyar parası olan kişinin, zekât vermesi gerekir. Kişi kendi kendisine din hükmü koyamaz.
Ayrıca insanın ne olacağı da belli olmaz. Fakir olurum korkusuyla zekât vermeyenler, bir gün ansızın ömrünü tüketir ve Allah'ın huzuruna borçlu olarak giderler. İnsanın mayasında hırs vardır, cimrilik vardır. Kur'ân, nefsinin cimriliğinden korunanların felaha ereceklerini vurgulamaktadır (Haşr Suresi). Peygamberimiz, "Zenginlik mal çokluğuyla olmaz. Asıl zenginlik gönül zenginliği (göz tokluğu)dur" buyurmuştur.
Allah'ın emirlerini gönül hoşluğuyla yapmak gerekir
Allah bizi, kendisini tanıyıp kendisine kulluk etmek için yaratmıştır. İbadetimiz bizim ruhumuzu arındırıp yüceltmek içindir. Yoksa Allah'a bir yarar sağlamak için değil
Haberin Devamı

