Teravih, oturmak, istirahat etmek anlamındaki "terviha"nın çoğuludur. Her 2 veya 4 rekâtının sonunda oturulup dinlenildiği için bu namaza "teravih" adı verilmiştir. Ramazan'da gündüzün oruç ibadetine karşılık, geceleri ihya etmek (değerlendirmek) için nafile namaz kılmak, erkelere de kadınlara da kuvvetli sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.v), teravihi, yatsının son sünneti ve bir rekât vitir de dahil, 11 rekât kıldırmıştır. Buna göre teravih 8 rekâttır. Hz. Ayşe, Peygamber'in Ramazan'da ne kadar namaz kıldığı sorusuna şöyle cevap vermiştir: "Allah'ın Elçisi, ne Ramazan'da, ne de Ramazan dışında 11 rekâttan fazla namaz kılmamıştır" (Buhârî, Savm: 68).
Rivayetlere göre Peygamber (s.a.v.), bazen 6 rekât teheccüd, bir rekât vitr, bazen 8 rekât teheccüd, 1 rekât vitr aynca 2 rekât da sabah namazının sünnetini kılmıştır ki toplam 11 rekât eder. Bazen de yatsının ve sabahın 2'şer rekât sünneti ve bir rekât vitr dahil, toplam 13 rekât nafile kılmıştır (Buhârî, Teheccüd: Bâbu tûli'1-kıyâm). Sağlam rivayetlerden anladığımıza göre Peygamber (s.a.v.)'in Ramazan'da kıldığı teheccüd namazına, teravih denmiştir. Yoksa Hz. Peygamber, her zaman kıldığı bu nafile namazlardan ayn olarak teravih adıyla bir namaz kılmamıştır.
Mescid doldu taştı
Hz. Ayşe'den gelen rivayet: "Peygamber (s.a.v.), gece yarısında (teheccüdünü kılmak üzere) odasından çıkıp mescide geldi ve namaz kıldı. Başka kimseler de gelip onun namazına katıldılar (onlar da onun gibi namaz kıldılar). Sabahleyin halk arasında bu olay konuşuldu. Ertesi gece daha çok kimse gelip Allah'ın Elçisi ile beraber namaz kıldılar. Sabahleyin bu olay halk arasında anlatılınca üçüncü gece gelenler daha da arttı. Allah'ın Elçisi, odasından çıkıp namazını kıldı (ötekiler de namazlarını kıldılar). Dördüncü gece mescid, cemaati almaz oldu.
Peygamber (s.a.v.), sabah namazından sonra halka dönüp şehadet getirdi ve buyurdu ki: Sizin durumunuzu takdir ediyorum. Ama bu namazın farz olacağından korkuyorum ki, bu takdirde yapamazsınız" (Buhârî, Teravih: 1).
Bundan sonra gece nafile (teravih) kılmak için mescide gelmedi. Ta Ömer döneminin ilk yıllarına kadar mescidde teravih kılınmazdı (Buhârî, Teravih: 1; Fethu'I-Bârî: 4/252). Hz. Peygamber, farz olur endişesiyle ashabına cemaatle teravih namazı kıldırmamıştır. Zaten kendisi, farz namazlar dışındaki namazların evlerde kılınmasını öğütlemiş, "Farzlar hariç, en üstün namaz, kişinin evinde kıldığı namazdır" buyurmuştur (Müslim, Sıyâm: 203; Buhârî, Ezan: 81).
Yarın: Hz.. Ömer zamanında teravih
"Allah'ın Elçisi 11 rekâttan fazla namaz kılmadı"
Teravih, oturmak, istirahat etmek anlamındaki "terviha"nın çoğuludur. Her 2 veya 4 rekâtının sonunda oturulup dinlenildiği için bu namaza "teravih" adı verilmiştir. Ramazan'da gündüzün oruç ibadetine karşılık, geceleri ihya etmek (değerlendirmek) için nafile namaz kılmak, erkelere de kadınlara da kuvvetli sünnettir
Haberin Devamı

