‘Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız’

Haberin Devamı

Dünden devam

Bedir Savaşı’nda şehit düşen Harise’nin annesi: “Ya Resulallah, bana (oğlum) Harise’den söz etmez misin? Bedir’de öldürüldü. Eğer cennette ise sabredeyim, değilse ağlayayım.” Allah’ın Elçisi buyurdu: “Ey Harise’nin annesi, cennette birçok cennet var. Senin oğlun cennetlerin en yükseği olan Firdevs’e ulaştı” (Buhari, Targib: 2/325). Uhud Savaşı’nda babası Abdullah’ı kaybeden Cabir diyor ki: “Uhud Savaşı’nda babam öldürülünce Allah’ın Elçisi bana, ‘Cabir, Allah’ın babana ne söylediğini haber vereyim mi?’ dedi. ‘Evet ya Resulallah’ dedim. Buyurdu ki: ‘Allah herkese sadece perde arkasından konuşmuşken senin babana yüz yüze hitap etti ve dedi ki: Ey Allah’ın kulu, dile benden (ne dilersen) vereyim.’ Baban, ‘ya Rabbi, beni hayata döndür ki ikinci kez öldürüleyim’ dedi. Yüce Allah, ‘Onların dünyaya dönmeyeceklerine ezelde karar verdim’ dedi. ‘O halde ya Rabbi, arkamda kalanlara benim buradaki durumumu duyur’ dedi. Bunun üzerine yüce Allah şu ayeti indirdi: ‘Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız. Hayır, onlar diridirler. Rableri katında rızıklanmaktadırlar. Allah’ın kendilerine verdiği nimetlerden memnun olarak, arkalarından henüz (şehit olup) kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüye uğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler’ (Targib: 2/314).” Şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehit ana babalarına, tüm milletimize baş sağlığı ve sabır dilerim.

*****

Diyanet, her türlü bid’atı kaldırmaya çalışmalıdır

KUZEY Irak’tan gelen ilk şehitlerimizin cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Bardakoğlu kıldırmıştı. Bu çok güzeldi. Yalnız birkaç kez tanık olduğum üzere bu kez de Başkan’ın yanında ikinci bir imamın da durmuş olduğunu televizyonlardan izledim. Şatafatlı, görkemli. Acaba böyle bir uygulama fıkıh kitaplarında var mı? Benim bildiğime göre cenaze namazını bir imam kıldırır. Yanında yardımcısı da olmaz. Bu tür görkemli uygulamalar Vatikan’da görülüyor. Yoksa biz de onlara mı heveslendik? Allah’ın huzurunda gösteriş değil, mahviyyet gerekir. Böyle bid’atlara kapı açmamak gerekir.

DİĞER YENİ YAZILAR