Allah sevgisinde birleşmelisiniz

Din bir kimliktir. Hiçbir millet, asırlarca oluşmuş olan kimliğini değiştirmez. Kendi dinini bırakıp da başka dine geçmez

Haberin Devamı

Din bir kimliktir. Hiçbir millet, asırlarca oluşmuş olan kimliğini değiştirmez. Kendi dinini bırakıp da başka dine geçmez. Dinler Allah'tan gelmişse, dilleri farklı olsa da yasalarda ufak tefek değişiklikler olsa da, temel içerikleri aynıdır. Onun için Kur'ân, şeriat ayrılığını doğal görmektedir.

Kur'ârîa göre Allah, her millete bir ibadet yolu, bir şeriat belirlemiştir. "Biz her ümmete, uydukları bir ibadet yolu (şeriat) yaptık. Onun için din, iş(in)de seninle asla çekişmesinler" (Hac: 88/67), "Sizin her biriniz için bir şeriat ve yol belirledik" (Mâide: 110/48), "Herkesin yöneldiği bir yönü vardır. O halde hayır işlerine koşun" (Bakara: 92/148) ayetlerinde de her milletin bir dini, bir şeriat düzeni, bir kurban ibadeti ve kıblesi olduğu ve bunların Allah tarafından vazedildiği vurgulanmıştır.

Hac: 88/34'üncü ayette Allah'ın, her millete bir kurban ibadeti veya kurban kesilecek bayram verdiği, bu ibadet veya bayramda kurban keserken hayvanın üzerine Allah'ın adını anmalarını emrettiği bildiriliyor. Her dinde aynı ibadet emredildiğine göre demek ki bu ibadeti emreden Tanrı bir tek Tanrı'dır.

Bu ayette de ilâhî dinlerin birliğine işaret edilmektedir. Her millete gönderilen elçi, Allah elçisidir. Her ilâhî din, Allah tarafından belirlenmiştir. Öyle ise aynı Tanrı'ya kul olan insanların birbirlerine düşman değil, dost olmaları gerekir. Öteki milletlerin nasıl bir ibadeti, kurbanı varsa, Hz. Muhammed (s.a.v.) ile gönderilen bu dinde de ibadet ve kurban vardır.

İki kez ödül verilir
Binaenaleyh bu yeni dini ötekilere aykırı görmek veya bu dinle öteki dinlerin hükümlerinin neshedildiğini sanmak hatadır. Onlar, gönderildikleri milletlere özgüdür. Kur'ân, kendisini onları neshedici değil, doğrulayıcı olarak nitelendirmektedir. Kur'ân'da öteki ilâhî dinlerin neshedildiğine dair hiçbir delil yoktur. Tam tersine Kur'ân, Kitap ehline, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat'ın ve İncil'in uygulanmasını emretmektedir.

Eski kitaplarda nasıl ibadetler, kurban emredilmişse bu yeni mesajda da aynı şeyler emredilmiştir. Çünkü bu mesajları gönderen Tanrı birdir. Bütün dinler, insanları O'na kulluğa çağırmaktadır. İnsanlar arasındaki ayrılıklar, kavgalar, Allah adına birbirlerini boğazlamalar, dinin özünde olan şeyler değil, insanların dini saptırmalarıyla kalplere çöreklenen egoizm, ırkçılık ve tekelciliğin sonucudur.

Kitap ehli bilginleri, kendi kitaplarını doğrulayan ve onun içeriğine uygun olarak indirilen Kur'ân'in, Allah tarafından vahyedildiğine inanırlar. İşte hem kendi kitaplarına hem de onu doğrulayıcı olarak inen Kur'ân'a inanan o kimselere, iki kez ödül verilir: Birincisi kitaplarının hükümlerini uygulamalarından, ikincisi de Kur'ân'in hak sözü olduğunu kabul etmelerinden ötürüdür. Onlar, dinin ruhuna bağlı kalan, kötülüğü iyilikle savan, temiz yürekli, cömert insanlardır (Kasas: 49/53-54).

Yarın: Kur'ân güneşinin önündeki bulutlar

DİĞER YENİ YAZILAR