Allah sevgisi ruhu yüceltir

Her yaratık, varlığını sürdürebilmek için sürekli çalışma içindedir. Maddenin en küçük parçası kabul edilen atomda elektronlar, çekirdek etrafında son süraatle dönmese, dengesi bozulan atom parçalanır

Haberin Devamı

Her yaratık, varlığını sürdürebilmek için sürekli çalışma içindedir. Maddenin en küçük parçası kabul edilen atomda elektronlar, çekirdek etrafında son süraatle dönmese, dengesi bozulan atom parçalanır. Gezegenler Güneş Sistemindeki hareketlerine devam etmese âlem yıkılır. Kalbimiz çalışmasa hayatımız durur. Merhum M. Akif, evrendeki bu çalışmayı, didinmeyi ne güzel ifade etmiş:

"Kamer çalışmadadır, gökle yer çalışmadadır;
Güneş çalışmada, seyyareler çalışmadadır.
Didinmeden geri durmaz nücûm-i gîsûdâr;
Bütün alın teridir durmayıp yağan envâr!"

Yaşadığımız âlemde ne varsa hep bize hizmet için bir iş görmekte, güneş, ay, yıldızlar yiyeceğimiz ekmeğin buğdayını, meyvemizi, sebzemizi özetle yaşayabilmemiz için gerekli her şeyi hazırlamak üzere her biri bir iş görmekte, bir ışık vermekte, sanki uzayda birer gemi olan bu varlıklar ilahi hazineden erzakımızı taşımaktadır.

"İslâm'da ruhbanlık (yani tamamen dünyadan el etek çekip kendini ibadete vermek) yoktur." Hz. Peygamber (s.a.v), "Her peygamberin bir ruhbanlığı vardır. Bu ümmetin ruhbanlığı da yüce Allah yolunda cihâddır (uğraşma, didinme, çalışıp çabalama)" buyurmuştur. Tamamıyla kendini ibadete verip dünyadan el etek çekmek uygun olmadığı gibi tamamıyla dünyaya dalıp ahireti unutmak da büsbütün felâkettir. Abdullah ibn Amr şu hadisi naklediyor:

Erdem sahibi olmak
"Allah'ın Resulü buyurdu: 'Ey Abdullah, senin geceleri namaz kılıp gündüzleri oruç tuttuğunu haber almadım mı sanki?' 'Evet öyle yapıyorum', dedim. 'Eğer böyle yaparsan gözün kanlanır, zayıflarsın. Senin üzerinde nefsinin de karının da hakkı var. Namaz kıl ama uyu da. Oruç tut fakat iftar da et' buyurdu."

Dinde aşırılık, dini amacından saptırır. Dinin amacı, insanın elini kolunu bağlayıp, onu vehimlerin tutsağı yapmak değil, hurafelerden kurtarıp her şeyden özgür, sadece Allah'a tertemiz kul yapmaktır. Din, dışı süslemekle olmaz. Din, ruhu bezeme yöntemidir. Allah'ın Elçisi (s.a.v), "Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekiler, dinde aşırı gittiklerinden ötürü helak oldular" buyurmuştur (Dârimî, Siyer: 45; İbn Hanbel, Müsned: 4/127, 5/318, 330). Şeyh Sa'dî Gülistan'ından şöyle der:

"Çalış, sâlih amel yap da ne istersen giy.
Başına tac koy, omzuna bayrak.
Zâhidlik, yamalı hırka giymekle olmaz;
Temiz zâhid ol da ipek giy!"

İnsanın, erdem sahibi, mutlu ve huzurlu olabilmesi için ilâhi rahmet denizinin içinde yaşadığının bilincinde olması gerekir. Bu bilinç insanı mekârim-i ahlâkın doruğuna çıkarır. Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.), diğer peygamber kardeşleri gibi insanlığa, insan-ı kâmil olmanın reçetesini sunmuştur. İşte bu reçete, Tann'nın son mesajı yüce Kur'ân'dır. Allah sevgisi, insan ruhunu olgunlaştım; yüceltir.

DİĞER YENİ YAZILAR