SORU: “Allah sevdiği kimselere dünyada acı çektirir, onlara parasız pulsuz zor bir hayat verir, sonra mükâfatını ahiratte verir” şeklinde bir hadis var mı? (Galip Aktaş)
CEVAP: Şöyle bir hadis var: “Belaların en çetini peygamberlere, sonra velilere sonra derece derece bunlara yakın olanlaradır.” Neden öyledir? Çünkü bunlar sıradan insanlar değillerdir. Dava, mesaj adamlarıdır. Toplumu kötü alışkanlıklarından kurtarmak, devrim yapmak isterler. Bu ülkülerini gerçekleştirme yolunda sıkıntılar, güçlükler çeker, hatta hapse girer, işkence görürler. Hapse girmeseler bile çıkarı zedelenen, geleneklerini dinleştirmiş olan halkın büyük kesimi onlara karşı koyar. Ama sonunda dava adamları galip gelir.
Davalarını gerçekleştirirler. Gerçekleştiremeyenler de davaları uğrunda ölerek Allah’ın katında büyük ödüller alırlar. Hz. Yahya’nın başının kesildiğini, babası Zekeriya’nın testereyle biçilerek öldürüldüğünü unutmayalım. Hz. İsa’ya da çok kötülük yapıldı. Hz. Muhammed’e ise 13 yıl Mekke’de çok saldırı yapıldı, 3 yıl ambargo altında bırakıldı, açlık çekti. Yalnız kendisi değil, tüm taraftarları da onun sıkıntılarını paylaştılar. Ama sonunda o galip geldi. Ona işkence edenler defolup gittiler. İşte hadiste anlatılan budur. Yoksa Allah sevdiği kuluna mutlaka sıkıntı verecek diye bir şey yoktur. Tam tersine Kur’ân’da Allah’ın, dünya nimetlerinin ve süslerinin inananlara özgü olduğu belirtilir. Fakirlik de var. Bu da elbette sonuçta Allah’ın takdiridir. Allah kimini verdiği malla dener, kimini de yoksullukla dener. Denemesi olgunlaştırma yöntemidir.
Yoksa onun nasıl davranacağını öğrenmek için değildir. Peygamberimizin sahabileri daha sonra çoklukla zengin olmuşlardır. Abdurrahman ibn Avf öldüğü zaman o kadar servet bırakmıştı ki altın külçeleri baltalarla bölünmüştü. Peygamberimiz, fakirliğin neredeyse küfür olacak kadar kötü olduğunu da söylemiştir. Neden? Çünkü kişi yoksulluğuna sabretmez de “Beni mi gördün” gibi isyankâr sözler söylerse bu küfür olur, isyan olur. “Allah, sevdiklerine acı çektirir” sözü öyle yalın halde doğru değildir. İşte insanlar yoksulları ve dertlileri teselli için böyle söylüyorlar. Bu da güzeldir. Hastalığa, belaya sabır, insanın derecesini artırır. Ama her hasta veya her yoksul mutlaka Allah katında makbul insan değildir. Nice hasta dinsizler ve nice yoksul imansızlar var. Hastalık veya yoksulluk Allah katında makbul kişi olmanın ölçüsü değildir.
Allah sevdiklerine acı mı çektirir?
Haberin Devamı

