Doktor İlkay Hanım'ın bana gönderdiği mektubu dün yayınlamıştım. Bazı konularda bilgi sahibi olmak istediğini açıklıyordu. Bugünkü yazımda kendilerine yardımcı olmaya çalışacağım.
Değerli İlkay Hanım, bilgi uğrundaki çabalarınızdan ötürü sizi kutlarım. Bilgi yolunda ilerleyip kariyerin doruğuna ulaşmanızı, ülkemize hayırlı hizmetler vermenizi dilerim.
Ailenizden görmediğiniz halde içinizden gelen dürtü sizi dine, namaza yöneltmişse bu, Allah'ın sizi sevdiğinin işaretidir. Bana göre siz, arzu edenden çok arzu edilen, sevenden çok sevilensiniz. Bu, Allah'ın bir lütfudur. Bu lütfün değerini biliniz.
Sizin de belirttiğiniz gibi her şey şu görünen dünyadan ibaret değildir. Dünya, ebedî yaşam için bir olgunlaşma dönemi, bir okul aşamasıdır. Evet Allah kulunu her an, her saniye denemektedir. Mülk Suresi'nde, "O hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı" (Mülk 2) buyurulmuştur. Bu sınav, Allah'ın bizim bilgimizi veya davranışımızı öğrenmek için yaptığı bir sınav değil, bizim ruhumuzu olgunlaştırmak için çeşitli olaylarla sınamasıdır. Kişi olaylarla boğuşa boğuşa deneyim kazanır ve bu deneyimleri kendisini olgunlaştırır.
Eğer geçirilen vakit güzel şeyler yaparak, iyi şeyler düşünerek geçirilmişse ruh temizlik kazanır, yücelir. Çıkarcılıkla geçirilmiş ise ruh değerini yitirir, kirlenir. Sonu berbat olur.
Huzursuz olursunuz
İbadet ruhun Allah sevgisiyle beslenip gelişmesi için emredilmiştir. Namaz, kişinin manen Allah ile gizli söyleşisi, O'nunla içsel bağlantısıdır. Mümkünse bütün namazlarınızı kılınız. Ama hepsini yapamıyorsanız, yapabildiğiniz kadarını yapınız. Sakın ben düzensiz kılıyorum, bundan hayır çıkmaz, böyle yapmak günahtır diyerek namazı tümden boşlamayınız. Namaz, manen Allah'ın rahmetinde yıkanmak, banyo yapmaktır.
Elbette her gün banyo yapmak daha iyi ama yapamayan hiç değilse gün aşın veya fırsat buldukça banyo yapar. Bu da iyidir. Ama nasıl olsa her gün banyo yapamıyorum, böyle yapmaktansa hiç banyo yapmayayım deyip kirli kalmak daha mı iyi olur?
Zaten namazı tümden boşlarsanız, çok büyük huzursuzluk içine düşersiniz. Çünkü sizin ruhunuzun ibadete ihtiyacı var.
Ruhun o isteğini karşılamazsanız, huzurlu olamazsınız. Namaza hiçbir şey engel değildir. Başı örtmek daha iyi ama sosyal şartlarınız dolayısıyla bunu yapamıyorsanız, yine namazınızı kılınız. Din sadece bir başörtüsünden ibaret değildir. Allah ile kul arasında da aracı yoktur. Önemli olan insanların değerlendirmesi değil, Allah'ın değerlendirmesidir. Peygamberimiz, takvanın yani gerçek dindarlığın gönülde olduğunu vurgulamıştır. Her varlığın gerisinde, içyüzünde O Yüce Varlık vardır.
Allah, kulunu her an dener!
Doktor İlkay Hanım'ın bana gönderdiği mektubu dün yayınlamıştım. Bazı konularda bilgi sahibi olmak istediğini açıklıyordu. Bugünkü yazımda kendilerine yardımcı olmaya çalışacağım
Haberin Devamı

