Allah kullarına huzur versin

Henüz Peygamberlik gelmeden önce namazın farz olması söz konusu olamaz bir. Allah'ın emrettiği bir şeye Musa gibi yüce bir Peygamber'in karşı beyanda bulunması asla kabul edilemez iki

Haberin Devamı

Henüz Peygamberlik gelmeden önce namazın farz olması söz konusu olamaz bir. Allah'ın emrettiği bir şeye Musa gibi yüce bir Peygamber'in karşı beyanda bulunması asla kabul edilemez iki. Ruhani âleme yücelirken normal fiziksel düşüncesini ve yetilerini tamamen ilahi irade içinde eritmiş, beşeri varlığından geçmiş olan Hz. Muhammed'in beşer düzeyinde adeta Allah ile pazarlığa girmesi akıl ve mantığın kabul edeceği bir şey değildir üç. Kur'ân'da yüce Allah, "Benim katımda söz değiştirilmez" (Kaf: 29) buyurduğuna göre Allah, emrettiği bir şeyi daha tebliğ edilmeden geri almaz, değiştirmez, zaten değiştireceği bir şeyi de emretmez, dört.

Yüce Allah kullarının bir şeyi yapıp yapamayacağını bilmez mi ki onların yapamayacağı bir şeyi emretsin, beş. Rivayete göre Peygamber her defasında başvurduğunda 50 namazın şatrı yani yarısı atılmıştır. 50'nin yarısı atılınca 25 kalır. Onun yansı atılınca 12,5 kalır. Onun yarısı atılınca 6,25 kalır. Nasıl 5 oldu? Bu da altı. Namaz 5 vakit ise Kur'ân'ın neresinde böyle bir emir vardır? Dahi emirler Kur'ân vahyi ile sabit olur. Kur'ân'da 3 namaz vakti belirtilmiştir. Öğle ile ikindi Peygamberimizin kendi ictihatıyla kıldırdığı namazlardır.

Ruhani vizyonlar
Özetle: Peygamberimiz, içinden taşan ilahi feyzin etkisiyle geceleyin kalkıp Mescid-i Aksâ'ya gelmiş ve oradaki bir ağacın yanında tarifi mümkün olmayan, lezzetine doyulmaz ruhani vizyonlara ermiştir. Miraç'ın Hz. Peygamber'in, henüz kendisine peygamberlik görevi verilmeden önce Kabe'nin yanında uyurken gördüğü bir rüya olduğu rivayeti yanında peygamberlik geldikten 18 ay, yahut 5 yıl, yahut 7 yıl, yahut 12 yıl sonra vuku bulduğu rivayetleri de vardır. Hadisçilere göre Miraç'ın vaktini gösteren rivayetler, Hz. Peygamber'in kendi sözü değildir. Hz. Peygamber'in kendisi ve sahabileri, "Miraç Gecesi" diye bir gece kutlamamışlar ve o geceye özgü ibadetler yapmamışlardır.

Görüldüğü üzere isrâ ve Miraç olayının kesin vaktini saptamak mümkün değildir. Öyle ise Recep ayının 27'nci gecesini bu olayın anısına kutlamak ne Kur'ân'a, ne sünnete dayanır. Kur'ân'da geçen tek kandil vardır ki o da Kur'ân'ın inmeye başladığı Kadir Gecesi'dir.

Dini bir delile dayanmasa da Müslümanların çoğu bazı geceleri, kandil gecesi olarak kutlamaktadırlar. Bu da güzel bir şeydir. Çünkü hiç değilse insanlar o gece Allah'a daha çok yönelirler, dini bir heyecan duyarlar. Gönül ister ki her gece, kandil geceleri gibi kutlansın. Allah, kullarına barış ve huzur versin!

DİĞER YENİ YAZILAR