Allah’ın takdir ettiği şeyi kimse önleyemez

Haberin Devamı

DÜNDEN DEVAM

İnsanın iradesi ve seçimiyle yaptığı işler dışında bütün olaylar Allah tarafındandır. Fakat insan iradesine bağlı işlerin oluşmasında kişinin arzusunun, çabasının veya kusurunun etkisi vardır. Bundan dolayı bazı kötü işler, insanın kendisinden, kendi arzusundan veya kusurundan kaynaklanır. Kişi bilerek veya bilmeyerek bir şeyin olmasını ister, çok arzu eder. Fakat işin iç yüzüne vakıf olmadığı için istediği şeyin, kendisi hakkında gerçekten hayırlı olup olmadığını bilemez. İnsanın istediğini Allah yaratır. Ama bazen çok arzu ettiği şey kendisi hakkında kötü sonuçlar doğurur. Bunun sebebi kendisidir. Çünkü onu arzu etmiş ve olması için çaba göstermiştir. Nisa 79’uncu ayette “Başına gelen iyilik Allah tarafındandır, başına gelen kötülük de kendi nefsindendir, kendi hatan, kusurun yüzünden olmuştur” buyurulmaktadır.

Kişi ister, Allah onu yaratır

Hayatımız, Allah’ın ezelde belirlediği programa göre cereyan eder. İnsan, korunmak için tedbirini alır, elinden geleni yapar ama Allah’ın takdir ettiği şeyi de kimse önleyemez. Allah ne takdir etmişse, ne kadar yaşamasını dilemişse öyle olur. Falan zamanda ölmesi mukadderse ölür, yaşaması mukadderse yaşar. Allah dilerse onu zafere ulaştırır, dilerse yenilgiye uğratır. İnsanın iradesi, Allah’ın iradesi içinde bir cüz’dür. Çünkü o irade dışında kalan bir şey yoktur. Seçime bağlı işlerde seçim kuldan, yaratma Allah’tandır. Kişi ister, Allah onu yaratır. Fakat bazen külli irade, insanın istediğini yapmasına engel olur. Mesela kalkamayacak derecede hasta olan kimse ayağa kalkmak istediği halde kalkamaz. Çünkü Allah ona bu gücü vermemiştir. İşte o durumda, gücünün üstündeki bir işi yapmamasından, mesela ayakta namaz kılmamasından sorumlu değildir. Zira külli iradenin izin vermediği şeyi yapması olanaksızdır. Fakat gücünün içinde kalan işlerde Allah’ın dilediğine aykırı olanı yapmaktan ötürü sorumlu olur. Allah isterse ona engel olup o işi yaptırmaz ama engel olmaması, o yasağın yapılmasından memnun olduğundan, hoşlandığından değil, insanın hareketlerinden sorumlu olmasını dilediğinden ötürüdür.

DEVAM EDECEK

DİĞER YENİ YAZILAR