Dünden devam
Ka’b, camide konukların halkalar halinde sofralara oturmuş olduklarını, Allah Elçisi’nin de her sofraya uğrayıp onlarla konuştuğunu gördü. Daha önce Peygamber’i hiç görmemiş olan Ka’b, anlatılan sıfatlarından onu tanıdı ve Peygamber’in önünde diz çöktü. Peygamber ona kim olduğunu sordu. Ka’b kendisini tanıttı. Af dileyip Müslüman oldu ve o ünlü “Banet Suad” kasidesini okudu. Orada diyordu ki:
“Bana engel olanlara dedim ki: Bırakın beni, yoluma engel olmayın, babasız kalasılar, Rahman’ın takdir ettiği ne ise o olacaktır, kimse ona engel olamaz. Her kadının oğlu, ne kadar uzun yaşasa da bir gün tabut üzerinde taşınacaktır. Duydum ki Allah’ın Elçisi beni uyarmış (idamıma ferman çıkarmış) ama Allah Elçisi’nden af umulur. Allah’ın Elçisi, cihanı aydınlatan bir ışıktır. O, Allah’ın çekilmiş yalın keskin kılıcıdır. Ey Allah’ın Elçisi, Allah sana Kur’ân’ı verdi, onda öğütler, keremler, lütuf ve bağışlama var. Sen beni koğucuların sözüne bakıp da cezalandırma, hakkımda çok dedikodu yapılmışsa da ben suç işlemedim.”
Hz. Peygamber, hırkasını çıkarıp Ka’b’a giydirdi. Ka’b’ın ölümünden sonra evladına kalan bu hırka, Muaviye tarafından 20 bin dirhem karşılığında satın alındı ve hükümdarlar tarafından saygıyla saklandı. Asıl hırkanın Moğol istilasında yandığı rivayeti varsa da bugüne kadar korunduğu kabul edilmektedir. Gelelim okurumun ikinci ve üçüncü sorularına. 2- Lokman 19. ayette kastedilen, bağırarak konuşmaktır. Bu, eşek bağırmasına benzetilmiştir. Çünkü eşek ölçüsüz bağırır ve insanı rahatsız eder. Sanat eseri olarak müzik dinlemek güzel bir şeydir. Peygamberimiz de müzik dinlemiş, türkü söyleyen cariyeleri övmüştür. Hatta savaşa giderken develeri şevke getirip hareketlendirmek için beraberinde türkücüler götürürdü. Bunlara hadda denilir. Başkalarını rahatsız etmeyecek biçimde müzik dinleyebilirsiniz ama arabanızdaki müzik parçasını sonuna kadar açmak saygısızlıktır.
3- Sizin anlamını yazdığınız söz hadis değil, hadis olarak rivayet edilir. Anlamı da şudur: “Eğer insanın insana secde etmesi uygun olsaydı kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.” Fakat bu sözün, Peygamber’e iftira olduğunda kuşku yoktur. Çünkü tevhit prensibine tamamen ters olan böyle bir sözü Peygamber söylemez. Zaten hadis kritiği bakımından da bu söz kuvvetli bir rivayet değildir.
Allah’ın Elçisi cihanı aydınlatan bir ışıktır
Haberin Devamı

