Allah herkese belli bir ömür vermiştir...

Kur'ân'ın belirttiğine göre Allah herkese belli bir ömür (yaşam süresi) vermiştir. Bu, bir an bile uzayıp kısalmaz. Her ölen, kendisine verilen ecelle ölür. Ama bu demek değildir ki biz, "nasıl olsa bize verilen ömür değişmez" diyerek bile bile kendimizi tehlikeye atalım

Haberin Devamı

Soru: Tekirdağ Malkara'dan yazan Sait Yüzak, mektubunda özetle şöyle diyor: "Polis memuru kardeşim hastalandı. Malkara Devlet Hastahanesi'nde gereken müdahale yapıldıktan sonra Keşan'da tedavi gördü. Oradan da Edirne Tıp Fakültesi Hastahanesi'ne sevk edildi. Edirne'ye birkaç saat gecikmeyle götürüldü. Doktorlar, damar tıkanıklığı tanısı koydular. Hastamıza müdahale edecek doktor ameliyattaydı. Ancak doktor gelmeden hastamız vefat etti. Bize haber verilseydi kardeşimi hastahaneye yetiştirirdim. Ayrıca ben -tövbe tövbe- Allah'a, Kur'ân'a, Peygamber'e küfrediyorum, sonra pişman oluyorum. Annemle kız kardeşim, hastamızın küfürlerim yüzünden öldüğünü söylüyorlar. Bu konuları açıklarsanız size minnettar kalırım."

Cevap: Kur'ân'ın belirttiğine göre Allah herkese belli bir ömür (yaşam süresi) vermiştir. Bu, bir an bile uzayıp kısalmaz. Her ölen, kendisine verilen ecelle ölür. Ama bu demek değildir ki biz, "nasıl olsa bize verilen ömür değişmez" diyerek bile bile kendimizi tehlikeye atalım. Böyle düşünmek hatadır. Çünkü bize ne kadar süre verildiğini bilemeyiz. Ayrıca Kur'ân, tehlikeden sakınmayı, sağlığı korumayı buyurmuş, bu yüzden kasten adam öldürene idam cezası verilmesini emretmiştir. Siz sağlığınıza dikkat eder, zamanında tedavi olur, sağlıklı beslenirseniz, ömrünüz uzun olur. Allah'ın kaderi böyle tecelli eder. İsterseniz kendinize bakmaz, mikroplardan sakınmaz, hasta olursunuz. Kansere yol açan alışkanlıklara dalarsınız, tez zamanda ömrünüz tükenir.

Mikropla temasa geçenlerin hastalanması, tedavi olmazsa ölmesi de bir kaderdir. Burada kader, bizim davranışımıza göre şekillenmektedir. Evet herkes eceliyle ölür ama ecelin bize bırakılmış yanları da vardır. Bizim hiç rolümüz olmayan eceller vardır ki işte bu, Allah'ın değişmez takdiridir. Bir depremde ölmek, bir trafik kazasında veya bir kalp kriziyle can vermek, yolda giderken hiç hayal edilmeyecek bir olayla, felâketle karşılaşmak...

İnsanın elinde olmayan bu gibi şeyler için kader deriz ama hastanın bile bile tedavi olmaması bir hatadır. Ama her ne suretle ölürse ölsün insan, yine de kendisine biçilen ömür kadar yaşar. Vadesi dolmamışsa ölümcül hastalığa da yakalanmış olsa iyi olur. Nice trafik kazalarından sağ çıkan insanlar var. Demek ki onların henüz vadeleri dolmamış, Allah onları kurtarmıştır.

Sözün özü: Biz kaderin sırrını bilemeyiz. Elimizden geldiğince tedbirli olmamız bizim görevimizdir. Araç sürücülerinin dikkatli sürmeleri görevleridir. Dikkatsizlik yüzünden çarpıp öldürdükleri insanların kanından sorumludurlar. Öyle olmasa onlara dinen ceza verilmez. Oysa hatayla adam öldürmenin dahi cezası vardır.

DİĞER YENİ YAZILAR