‘Allah emanetini geri mi istiyor?’

Haberin Devamı

SORU: Ruhumuz bize Allah’ın emaneti değil mi? Böyle ise yüce Rabbimiz bize verdiği emanetini, kendi isteğimizle yaşarken geri mi istiyor? (Salih Erdin Açıkalın)

CEVAP: Öyle bir soru soruyorsunuz ki ben bunun altından kalkamam. Çünkü soruda mantık hatası var. Ruhumuzun bize Allah’ın emaneti olduğunu söylüyorsunuz. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Ruhun, Allah’ın emaneti olduğuna dair Kur’ân’dan veya sünnetten bir delil var mı? Eğer bir emanet varsa o sadece ruh değil, beden de Allah’ın emaneti olur. İnsan bir bütündür. Beden ve ruh birlikte yaratılmaktadır. Emanetse ikisi de emanettir. Ayrıca bizi biz yapan bedenimiz ve ruhumuzdur. Kendi isteğimizle doğmadık. O istedi de var olduk. Yani ruhumuzdan önce biz var değildik ki Allah bize kendimizden ayrı olarak bir emanet vermiş olsun. Biz istesek de istemesek de O’nun khâlık (yaratıcı) sıfatının tecellisiyle var olmuşuz. Zaten henüz biz yokken O yaratmaya başladığına göre bizim istememiz de söz konusu değil. O kendi yaratıcılığını göstermek, kendini açığa vurmak için bizi yaratmıştır. O, yaratıklarının hepsinin geçici olmasını dilemiştir. Önceliksiz ve sonralıksız olan sadece kendisidir.

Yaratıkların hepsinin önü ve sonu vardır. Öyle olmasa o zaman iki tane sonsuz varlık olur. Yani iki ilah olur ki bunu akıl kabul etmez. O halde insanların ve öteki canlıların ruhlarını kaybedip ölmeleri Allah’ın iradesinin gereğidir. Biz istesek de istemesek de ölümlüyüz ve öleceğiz. Rahman Suresi’nde, “Yeryüzünde bulunan her şey geçicidir, yalnız ihtişam ve ikram sahibi Rabbinin zatı kalıcıdır” buyurulmaktadır. Göklerde ve yerde bulunan tüm varlıklar gönüllü veya gönülsüz Allah’ın buyruğuna boyun eğer. Kur’ân’da Allah’ın göğe ve yere sunduğu fakat onların çekindikleri emanet ne ruhtur, ne bedendir, ne akıldır. Emanet, insanların birbirlerine geçici bir süre için verdikleri para, eşya gibi şeylerdir. Emanete dikkat etmenin ve onu sahibine geri vermenin önemini belirtmek üzere yerin göğün dahi onu zimmetine geçirmekten kaçındıkları ifade edilmiştir. Bundan amaç, insanları emanete özen göstermeye yöneltmek ve emanete hıyanet etmekten sakındırmaktır. Ben emanetten sizin anladığınız manaları anlayamadığım ve bu tür anlayışların zorlama yorumlar olduğu kanısında bulunduğum için sorunuza sizi tatmin edecek cevap veremedim. Kusura bakmayın.

DİĞER YENİ YAZILAR