Soru: Sayın hocam sizden, 74'üncü surenin 31'inci ayetindeki metnin son paragrafındaki, "...Allah dilediğini saptırır, dilediğini doğruya ve güzele yöneltir" ifadesinin açıklamasını rica ediyorum.(Süleyman Bulut)
Cevap: Müddessir Suresi'nin 31. ayetinin meali şöyledir: "31- Biz cehennemin muhafızlarını hep melekler yaptık. Onların sayısını da inkâr edenler için bir sınav yaptık ki, kendilerine kitap verilmiş olanlar iyice inansın, inananların da imanı artsın. Kitap verilmiş olanlar ve inananlar kuşkulanmasınlar. Kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de, 'Allah bu misalle ne demek istedi' desinler. Böylece Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlara bir uyarıdır."
Doğru yoldan ayrılmak
Ayette Allah'ın, dilediğini dalalette bırakacağı, dilediğini de doğru yola ileteceği belirtilir. Helak olmak, kaybolmak, yolunu şaşırmak anlamındaki "dalal" kökünden türeyen "idlal", yoldan çıkarmak, saptırmak, şaşırtmak demektir. Şimdi bu sözden, Allah'ın, kullarını yoldan çıkardığı manası hatıra gelebilir. Oysa ayetin kastı asla böyle değildir. Çünkü Bakara Suresi'nin 26. ayetinde Allah'ın, sadece fasıkları saptıracağı belirtilmiştir.
Fısk, Allah'a itaati bırakmak, doğru yoldan ayrılmak demektir. O halde Allah, fasıklar doğru yoldayken onları yoldan çıkarıp eğri yola sokmuyor, onları doğru yoldan şaşırtmıyor. Onlar kendileri doğru yolu bırakmış, eğri yollara sapmışlardır.
Fasıklar ve zalimler
Allah onları, peygamberleri aracılığıyla doğru yola gelmeye çağırdığı halde onlar girdikleri yanlış yolda devam etmektedirler. İşte Allah yoldan çıkmış olan, çağrıldıkları halde doğru yola gelmeyen o insanları kendi girdikleri sapık yollarında bırakmaktadır. Kur'ân-ı Kerîm'de Allah'ın idlali (saptırması), sapık insanları kendi hallerine bırakması demektir.
Yoksa mahsus doğru yoldan çıkarıp eğri yollara düşürmek değildir. Bundan dolayı birçok ayette de "Allah'ın, fasıklardan yahut zalimlerden yahut kâfirlerden başkasını şaşırtmayacağı" vurgulanır. (Devam edecek)
"Allah dilediğini şaşırtır dilediğini doğru yola iletir"
Ayette Allah'ın, dilediğini dalalette bırakacağı, dilediğini de doğru yola ileteceği belirtilir. Helak olmak, kaybolmak, yolunu şaşırmak anlamındaki "dalal" kökünden türeyen "idlal", yoldan çıkarmak, saptırmak, şaşırtmak demektir
Haberin Devamı

