Soru: Çalıştığım yerin patronu işçilere hak etmediği halde hakaret ediyor. Bizler ise fınansal mecburiyetten dolayı çalışmaya devam ediyoruz. Gerçi işimiz olduğu için Allah'a şükrediyoruz ama huzurumuz yok. Ahirete inanan insanlarız. Acaba biz böyle bir muameleyi hak ediyor muyuz diye bazen düşünüyorum. (Melih Şişman)
Cevap: "Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin (emrinizin) altında bulunanlara iyilik edin. Allah, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez" (Nisa: 98/36). Kişinin, emri altında çalıştırdığı işçilere, hizmetçilere iyi, şefkatli davranması Kur'ân'ın emridir. Peygamberimiz de "Emriniz altında bulunan hizmetliler, işçiler sizin kardeşlerinizdir. Allah onlan sizin emriniz altına vermiştir. Yediklerinizden onlara da yediriniz, giydiklerinizden onlara da giydiriniz. Onlara ağır işler teklif etmeyiniz. Eğer ederseniz onlara yardım ediniz" (Buharı, İmân: b. 22; Müslim, Eymân: b. 10) buyurmuştur.
Peygamberimiz ayrıca ölüm hastalığında dahi hizmetçilere, zayıflara iyilik edilmesini tavsiye etmiş, "Namaza dikkat ediniz. Elinizin altında bulunanlar hususunda Allah'tan korkunuz" (Ebu Dâvud, Edeb: 124) buyurmuştur. İbn Mâce ve İmam Ahmed ibn Hanbel'in rivayet ettikleri bir hadise göre kişinin kendi nefsine, çocuğuna, karısına ve hizmetçisine yedirdikleri, kendisi için sadaka olur.
Dürüstlük ve güzel ahlak
Allah'ın Elçisi, hizmetçi yemek getirdiği zaman onu sofraya oturtup beraber yemek yemeyi tavsiye etmiş, sofrada oturtamayacaksa, yemeğin sıcaklığını ve tadını hissetmiş olan hizmetçinin gözünün kalmaması için hiç değilse ona bir iki lokma vermeyi emretmiştir. Allah Elçisi'nin diğer bir öğüdü de şöyledir: "Üç şey var ki kimde bulunsa Allah onu korur ve cennetine sokar: Zayıfa acımak, anaya babaya şefkat, merhamet, el altında bulunanlara iyilik" (Tirmizî, Kıyamet: 48).
Toplumun özellikle zayıf, ezilen insanlarına iyilik etmeyi, şefkat ve merhamet göstermeyi buyuran daha pek çok hadis-i şerif vardır. Her insanın onuru vardır, değeri vardır. İnsanın, ne başka bir insanı ne de herhangi bir yaratığını ezmeye hakkı yoktur. İnsan davranışını, kendisini karşıdakinin yerine koyarak düzenlemelidir.
Şunu iyi bilmelidir ki, yaratıkların gerisinde Hak vardır. Sallanan haksızlık kılıcı, Hakk'a değer, döner haksızı perişan eder. Her şeyin başında doğruluk, dürüstlük, güzel ahlak gelir. Şair ne güzel söylemiş:
Sen usandırma eli, elde usandırmaz seni Hilekârlık eyleme kimse dolandırmaz seni
Müstakim ol Hz. Allah utandırmaz seni.
Allah böbürlenen insanları sevmez
"Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin (emrinizin) altında bulunanlara iyilik edin. Allah, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez" (Nisa: 98/36)
Haberin Devamı

