Aldığınız eşyaların değeri kadar parayla bir fakiri sevindirin

Haberin Devamı

SORU: Bir yakınım gençlik yıllarında kaynanasının sandığından bazı eşyaları habersizce almış. Kaynanası hayatta değil ama varisleri sağ. Aldığı eşyalarının bir kısmını üstü kapalı geri vermiş, bir kısmını da kullanmış. Bunu yapan kişi çok pişman olduğunu söylüyor. Psikolojisi de bozuldu. Sürekli olarak yaptığı hatanın telafisi olmayacağını söylüyor. Allah tarafından affedilmeyeceğini, kul hakkının hiçbir şekilde ödenemeyeceğini düşünüyor. Bu hatasını nasıl telafi edebilir?

CEVAP: Bu kişi, kaynanası hayattayken onun sandığından bazı eşyalar almışsa onun üzerinde sadece kaynanasının hakkı vardır, varislerinin değil. Çünkü bir kişi sağken malı tamamen kendisinindir, varislerinin bir hakkı yoktur. Şimdi sözünü ettiğiniz kişi de kaynanası sağken onun sandığından eşyalar almakla varislerin hakkına değil, kaynanasının hakkına el uzatmıştır.

Kaynanası öldüğüne göre artık ondan habersiz olarak aldıklarını ona vermesi mümkün değildir. Varislerine vermekle de olmaz. Sandıktan ne almışsa onun parasal değerini, kaynanası adına fakirlere versin. Hiç kimseye bir şey söylemesin. Allah’tan da af dilesin. Sanıyorum, kayınvalidesi adına yapacağı hayır, onu sevindirir, ruhunu şad eder. Allah’a tövbe etmekle de Allah memnun olup onu affeder. Beyhude kendini bunalımlara sokmasın. İslâm’da ümitsizlik yoktur. Yüce Allah, “Ey kullarım, Allah’ın rahmetinden umut kesmeyiniz çünkü Allah bütün günahları bağışlar” buyurmaktadır.


Niyet, içinizden geçendir

SORU: İşim nedeniyle namazlarım aksıyor. Kaza kılarken nasıl niyet etmeliyim? Bazen sadece farz namazını, eğer vaktim varsa tamamını kılıyorum. Bu yaptığım dinimiz açısından doğru mu? (Ayşenil Akın)

CEVAP: Kılamadığınız bir günlük veya iki günlük namazları sırasıyla kılarsınız. Şu günün namazı, bugünün namazı diye sözler söylemeye gerek yok. Allah ne kıldığınızı biliyor. Hangi namazı kılamadınızsa ondan başlar ve ardı ardına kılarsınız. En sonunda da içinde bulunduğunuz vaktin namazını kılarsınız. Niyet, ne yaptığını içinden geçirmektir. Dille söylemeye gerek yok. Niyet konuşmak değil, içten geçirmektir.

DİĞER YENİ YAZILAR