(Dünden devam)
İslâm'da kız çocuğuna, erkek kardeşinin yarısı kadar miras verilmesi, kızın erkekten aşağı görülmesinden değil, erkeğin bir aileyi besleyip geçindirmek, kızın ise bir başka erkek tarafından bakılmak durumunda bulunmasından dolayıdır. Boşanmış kadının dahi henüz iddeti içindeyken nafakasını ve konutunu sağlamak, erkeğin görevidir.
Bakara: 92/240'ncı ayette, kocası ölen kadının bir yıl geçiminin ve konutunun sağlanması öğütlendiği gibi Talak: 100/6-7'nci ayetlerde de boşanan kadınlara nafaka ve konut sağlanması emredilmektedir. Görülüyor ki kadını beslemek, kocanın üzerine farzdır. Ama kadın zengin de olsa, kendi malından kocasını beslemek zorunda değildir. Şayet kadın kendi isteğiyle bunu yaparsa o, kendi iyiliğidir. Kocası, kendisini beslemediği takdirde kadın, kocası adına borç edebilir. Ayrıca kadını besleyememek, Hanefi mezhebi dışında kalan üç mezhebe göre ayrılma sebeplerindendir (Hukuku'l-mer'eti fî'l-İslâm, s. 76).
Bir derece daha fazla
Ayrılmış olan kan kocayı birleşmeye teşvik eden, "Erkeklerin, kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde haklan vardır. Erkeklerin, kadınlar üzerinde haklan bir derece daha fazladır" (Bakara: 92/228) ayetinde ifade edildiği üzere erkeklerin, bir derece daha fazla hak sahibi kılınmaları, aile hayatının kuruluşundan ileri gelmektedir. Aileyi koruyup bakımını sağlamak, erkeğin görevidir.
Erkek kendisiyle beraber karısının ve çocuklarının nafakasını, konutunu sağlayacak, kadın ise bir erkekle evlenip onun tarafından bakılacaktır. Şayet kız evlenmez veya evlendikten sonra ayrılır da kendisini geçindirecek malı olmazsa ona erkek kardeşi bakacaktır. Ayrıca erkek, aile reisidir. Her toplulukta bir başkan gereklidir.
Başsız yönetim olmaz
Erkeğe yüklenen bu kadar sorumluluk karşısında ona aile reisliği tanımak ve mirastan bir kat fazla pay vermek, adalete ve hikmete uygundur. Başsız yönetim olmaz. Toplumda en küçük idare birimi ailedir. Aileye de bir baş, yönetici lazımdır ki hayat düzenli yürüsün. Öteden beri toplumlarda aile reisi erkektir. Aile reisi erkek olduğuna göre onun hakkının, biraz daha ağırlıklı olması doğaldır.
Şunu da belirtmem gerekir ki miras, ahirete ilişkin bir mesele değil, dünyaya ilişkindir. Yani ibadet değil, dünya hukukudur. Kan koca isterlerse medeni kanuna göre taksim yaparlar. İsterse kadın tamamen hakkını erkek kardeşlerine bırakır veya erkek, hakkından vazgeçip mirası kız kardeşine bırakır. İnsanlar razı olduktan sonra mesele kalmaz. Allah katında da sorumlu olmazlar.
Aileyi koruyup bakımını sağlamak erkeğin görevidir
İslâm'da kız çocuğuna, erkek kardeşinin yarısı kadar miras verilmesi, kızın erkekten aşağı görülmesinden değil, erkeğin bir aileyi besleyip geçindirmek, kızın ise bir başka erkek tarafından bakılmak durumunda bulunmasından dolayıdır
Haberin Devamı

