Ahiret mahkemesinde hak ve adalet vardır

Soru: Rahatsızlığımdan dolayı bankalardan faizle borç para aldım. Şu an işsizim, borçlarımı ödeyecek durumda değilim. Bu ülkede kendir ekmek yasal ve serbest. Çok da iyi para kazandırıyor

Haberin Devamı

Soru: Rahatsızlığımdan dolayı bankalardan faizle borç para aldım. Şu an işsizim, borçlarımı ödeyecek durumda değilim. Bu ülkede kendir ekmek yasal ve serbest. Çok da iyi para kazandırıyor. Bu işe girip borçlarımdan kurtulmak istiyorum. Bu dinimizce caiz midir? Diğer öğrenmek istediğim konu da şu: Bir evladın kazandığı sevapların aynısı anne ve babasına da yazılıyor mu?(Mahvi Gökçe)

Cevap: Uyuşturucu yapılmak üzere kendir ekip yetiştirmek haramdır. Ama sanayide ve başka işlerde kullanılmak üzere kendir ekip yetiştirmede bir sakınca yoktur. Bu tıpkı üzüme, afyona benzer. Meyve olarak üzüm yetiştirmek güzel bir şeydir. Ama üzümden içki üretmek haramdır. Arpa bir hayvan, hatta bazı zamanlarda insan besinidir. Buğday üretmek gibi arpa üretmek de güzeldir. Ama arpadan içki imal etmek haramdır. Afyon da öyle. ilaç sanayiinde kullanılan faydalı bir üründür. Ancak afyondan uyuşturucu elde etmek haramdır. Eylemler, yapanın niyetine göre değerlendirilir. Bu konuda en güzel ölçü, Peygamberimizin şu mübarek hadisidir: "Eylemler niyetlere göre değerlendirilir." Diğer sorunuza gelince, herkesin yaptığı kendi ruh defterine yazılır. Herkes kendi yaptığından sorumludur.

Sorumluluk bireyseldir
Kur'ân'a göre ne baba çocuğunun günahından, ne de çocuk babasının günahından sorumludur. Baba, çocuğunu güzel işler yapacak biçimde yetiştirmişse bunun sevabını alır. Kötülük yapacak biçimde yetiştirmişse o kötü eğitiminden sorumludur. Yoksa çocuğun yaptığı iyiliklerden sevap alır, kötülüklerden ceza görür diye bir şey yoktur. Kişi çocuğunu iyi yetiştirmeye çalışır. Ama buna rağmen çocuk kötülüğe saptiysa baba ondan sorumlu değildir. Kur'ân'a göre sevaplar da günahlar da bireyseldir.

Ahiret mahkemesinde hak ve adalet var, zulüm yoktur. Sorumluluk bireyseldir, herkes kendi yaptığından sorumludur. "Her can, kazandığıyla (Allah katında) rehin alınmıştır" (Müddesir: 38-39, Tür: 21) ayetlerinde, her nefsin, yaptığının tutsağı olduğu belirtiliyor. Nasıl borç alan borç verene güvence için bir mal rehin verirse, her insan da yaptığı eyleme karşılık canını rehin vermekte, nefis, eylemlerinin tutsağı olmaktadır. Her insan kendi eylemleriyle değerlendirilir. Herkesin kendi vebalini, günahını taşıyacağı, Kur'ân'ın birçok yerinde yinelenir. Hiç kimse, kendisinin sebep olmadığı bir günahtan sorumlu olmaz. Ne baba çocuğunun, ne de çocuk babasının günahından sorumludur, insanın atasının günahkâr, eşkıya veya kafir olması, kendisine zarar vermeyeceği gibi veli veya nebi olması da kendisine yarar vermez. Hz. Nuh'un peygamberliği, kafir oğlunu kurtaramamıştır.

DİĞER YENİ YAZILAR