Ahiret hayatının mahiyetini bilmemiz mümkün değildir

"Biz, yerin onlar(ın cesetlerin)den ne eksilttiğini bilmişizdir. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir kitap vardır." (Kaf: 4). Kaf: 2-3'üncü ayette kâfirlerin kendilerine, kendi içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştıkları, insanın ölüp toprak olduktan sonra tekrar dirileceğine hayret ettikleri belirtiliyor

Haberin Devamı

Soru: Kaf Suresi 4'üncü ayette, "Biz, yerin onlardan neler eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim yanımızda her şeyi inceden inceye zapteden bir kitap vardır" buyurulmaktadır. Bunun manasını açıklar mısınız? (Duygu)

Cevap: "Biz, yerin onlar(ın cesetlerin)den ne eksilttiğini bilmişizdir. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir kitap vardır." (Kaf: 4). Kaf: 2-3'üncü ayette kâfirlerin kendilerine, kendi içlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştıkları, insanın ölüp toprak olduktan sonra tekrar dirileceğine hayret ettikleri belirtiliyor. Onlar, "Biz öldükten, toprak haline geldikten sonra nasıl diriltileceğiz? Bizim cisimlerimizin bir zaman var olup olmadığı nasıl belli olacak ki her birimiz yeniden ayrı ayrı yaratılalım?" demişlerdir.

İşte Kaf: 4'ücü ayette böyle düşünenlere, Allah'ın, yerin içine geçen insanı, her canlıyı (öleni-kalanı), ölenin dağılıp toprağa kansan parçalarını bildiği, kendisinden gizli kalan hiçbir şey olmadığı, huzurunda da herşeyi ayrıntılarıyla kaydeden bir kitap (kayıt defteri, kütük) bulunduğu bildiriliyor. Bu ayet, müşriklerin, "Biz yerde dağılıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" sözlerine cevaptır. Yani insan dağılıp toprağa karışsa, yakılıp külleri göğe savrulsa, suya dökülse yine Allah onun parçalarını bir araya toplayıp onu yeniden yaratır.

Şeffaf, ruhsal bir beden
Ayet, Allah'ın ilk kez yarattığı insanı yeniden yaratırken onun yeni bedeninin eskisinden eksik olmayacağını, ruhu yine eski bedenine benzer fakat zamanla yıpranmayan, sonsuzca sürecek nitelikte şeffaf, ruhsal bir beden olacağını anlatmaktır. Ahiret hayatı ancak dünya terimlerine benzer biçimde anlatılır. Ama o hayatın mahiyetini tam olarak bilmemiz mümkün değildir. Kur'ân'da ve hadislerde aynen bu cesetlerin diriltileceğine dair kesin bir nass yoktur. Ceset her zaman değişmektedir, insanın hakikati sabittir, değişmez. Sa'deddin Taftâ-zânî ünlü Kelâm kitabı Makasıd şerhinde Gazâlî'nin, "Haşr, ruh ve cesetle birlikte olacaktır" sözünü açıkladıktan sonra diyor ki:

Gazâlî'nin ve haşrin ruhani olacağını söyleyenlerin, herhalde şunu amaçladıkları anlaşılıyor: Allah, bu bedenin dağılmış parçalarından yeni bir beden yaratır. Beden harap olduktan sonra yaşamakta olan ruhu o bedene sokar. Bu yeni bedenin, eski bedenden başka bir beden olması önemli değildir. Gerçi yok olanın, aynı ile geri çevrilmesi de mümkündür (ama nasslardan, yeni bedenin eskisinin aynı değil, benzeri olduğu anlaşılmaktadır). (Devam edecek)

DİĞER YENİ YAZILAR