Paris'ten yazan Prof. Celine Selin, "Sayın Süleyman Ateş, yazılarınız bana ve kızıma ışık tutuyor. Allah sizin gibi din alimlerini eksik etmesin" dedikten sonra Güneydoğu Asya'da meydana gelen tsunami olayını, bazı din adamlarının bir ceza olarak görmelerini eleştiriyor ve bu konuda görüşümüzü soruyor.
Bize göre bunlar doğanın normal olaylarıdır. İnsanın bağırsaklarının çalışması ne kadar doğalsa, yanardağın lav püskürtmesi, depremler, fırtınalar da o kadar doğaldır. Ancak bu olaylar, doğanın gerektirdiği şartlara göre yaşamayan, gerekli tedbirlerini almayanlar için birer felaket ve ceza olmaktadır. Hz. İsa demiş ki: "Akıllı kişi evini kayalıklarda, sert zeminde yapar. Sel götürmez, rüzgar yıkmaz. Ama akılsız kişi evini kumsalda kurar. Rüzgar yıkar, sel götürür."
Biz atalarımızın dağlarda kurduğu şehirleri, bereketli toprakların üstüne indirdik. Topraklarımızı betonlaştırdık. Denizi doldurup üstüne apartmanlar diktik. Allah yasasını değiştirmez ya, depremle oluşan bir deniz dalgası, kendisinden çalınan yerleri geri aldı. Tsunami olan yerlerde sahillerde evler, apartmanlar yapılmamış olsaydı bir şey olmayacaktı.
İlahi iradenin sonucu
Katrina fırtınası, Amerika'nın yoksul bölgelerini vurdu. Oralarda doğa şartlarını düşünmeden kentler kurulmuştu. Bu olayların kendi başına oluştuğunu düşünmek de yanlıştır. Bunlar ilahi iradenin sonucudur. İsrâ Suresi'ndeki bir ayette şöyle buyurulmaktadır: "Biz bir kenti helak etmek istediğimiz zaman onun varlıklılarına emrederiz, orada kötü işler yaparlar, böylece o ülkeye (azap) karar(ı) gerekli olur, biz de orayı darmadağın edem" (İsra: 16). Allah'ın bir yasasını haber vermekte olan bu ayetin anlamı şudur:
"Allah, bir ülkeyi suçsuz yere cezalandırmaz. Allah'ın cezalandıracağı ülke, ileri gelen zengin, hakim kesiminin yoldan çıktığı, azgınlık ve taşkınlık yaptığı ülkedir. Zengin şımarıklar, fısk ve fücura dalmak isteyince Allah onlara istediklerini yapma gücü verir. Allah'ın buyruğu, yani Allah'ın yasalarıyla, bu varlıklı takım fısk, fücur, haksızlıklar yaparak azarlar, adaletten ayrılırlar. Fakat yaptıkları bu işler o ülkenin gerilemesine sebep olur. Çünkü zulüm, isyan ülkede karışıklıklara yol acar. Adalet ve iyilik ise toplumu mutlu yapar, toplumsal hayati düzenli, dengeli kılar."
Doğa yasaları, aslında Allah'ın görevlileridir. İşte bu görevliler ilahi irade sonucu taşkınlık yapınca, yıkıp mahveden birer afet oluverir. Çünkü aslında inancımıza göre bu doğa yasaları, tabiat olayları görünmeyen meleksel güçler tarafından yönetilmektedir. Evrende başı boş hiçbir şey yoktur, her şeyi Allah'ın kontrolündedir. Allah melek güçler tarafından evreni yönetmektedir.
Afetler insanlara verilen ceza mı?
Paris'ten yazan Prof. Celine Selin, "Sayın Süleyman Ateş, yazılarınız bana ve kızıma ışık tutuyor. Allah sizin gibi din alimlerini eksik etmesin" dedikten sonra Güneydoğu Asya'da meydana gelen tsunami olayını, bazı din adamlarının bir ceza olarak görmelerini eleştiriyor ve bu konuda görüşümüzü soruyor
Haberin Devamı

