Adakta yer tayini önemli midir?

Soru: Üç yıl önce Hakkari'de görevliydim. Tayinim çıkarsa okulun bahçesinde adak keseceğimi söylemiştim. Daha sonra tayinim çıktı. Ancak maddi sıkıntılar nedeniyle şu ana kadar sözümü yerine getiremedim. Durumum yeni düzeldi

Haberin Devamı

Soru: Üç yıl önce Hakkari'de görevliydim. Tayinim çıkarsa okulun bahçesinde adak keseceğimi söylemiştim. Daha sonra tayinim çıktı. Ancak maddi sıkıntılar nedeniyle şu ana kadar sözümü yerine getiremedim. Durumum yeni düzeldi. Söylentilerden dolayı adağımı nasıl, ne şekilde yerine getirmem gerektiği hakkında tam bir bilgi sahibi olamıyorum. Bana yardımcı olur musunuz? (Engin Mahmut)

Cevap: Bir kurban alır, herhangi bir okulun bahçesinde, eğer bu mümkün değilse herhangi bir yerde kesip yoksul öğrencilere veya fakirlere dağıtırsınız. Adakta zaman, yer ve para tayininin önemi yoktur. Şaban ayında oruç tutmayı adamış olan, başka bir ayda oruç tutsa, Mekke'de kılmayı adadığı namazı Mısır'da kılsa, Hacı Bayram Camii'ne halı sermeyi adayan Yeşil Ahi Camii'ne serse, falan fakire şu elimdeki on lirayı vereceğim diyen adam başka bir fakire başka bir on lira verse olur. Çünkü adakta mekân, zaman para ve fakir tayinine itibar yoktur. Yalnız miktar tayini önemlidir. Ne kadar para vermeyi vaat etmişse ondan aşağı vermemesi lazımdır.

"Kurban mı keselim, sadaka mı verelim?"
Soru: Nişanlım askerdeyken annesi rüyasında iki tane peşpeşe koç görmüş ve birisinin oğluna ait olduğu söylenmiş. Nişanlım, askerden geldikten sonra da birkaç defa aynı rüyayı görmüş. Nişanlım koç kesmek yerine parasının fakir bir aileye verilmesini istiyor, annesi ise "Kaza geçirdin, bu koçun kesilmesi gerekir" diyor. Ben de kurban kesilmesi taraftarıyım. Nişanlımı bir türlü ikna edemedik. Acaba hangisi daha uygun? (Seniye Baysal)

Cevap: Rüyanıza göre kurban kesmeniz uygun olur. Siz yine de vicdanınıza danışın.

Önyargılı olmayın
"Allah ile kul arasına aracı giremez" sözümüze takılan bir zat, bu sözü böyle söylemekle Resulleri, mürşid-i kâmilleri de inkâr etmiş olacağımızı söylüyor. Her halde yazımı iyi okumamış. İyi okusaydı, Kur'ân'ın anlattığı tevhidi de bilseydi böyle önyargılı bir şekilde davranmazdı. Şunu iyi bilmek gerekir ki, Resuller Allah ile kul arasında aracı değil, elçidirler. Allah'ın buyruklarını duyururlar. İnsanlar Allah'a ibadet ederken resule de tapmazlar. Eğer Allah ile beraber peygamberlere de yalvarır, onlardan da dilekte bulunurlarsa şirk olur. Allah ile kul arasında aracı yoktur. Ne peygamber aracıdır, ne de mürşid. Bunların görevi aracılık değil, öğreticiliktir.

DİĞER YENİ YAZILAR