* Dünden devam
Namaz, Kur'ân'ın emridir. Peygamberimiz ashabına günde beş vakit namaz kıldırmıştır. Kur'ân'da ise açıkça üç vakitte sabah, akşam ve gecenin ortasında namaz kılınması emredilmektedir. Bir insana Allah demek, insana Allah'ın sıfatlarını vermek, herhangi bir insana tapmak veya ondan dilekte bulunmak İslâm'a göre küfürdür. Peygamberimiz, "Benim hakkımda Hıristiyanların dedikleri gibi Allah veya Allah'ın oğlu gibi sıfatlar takmayınız" buyurmuş, daima kullukla övünmüştür. Kur'ân, birçok yerde onu "Kul" sıfatıyla anar. Her zaman ikrar ettiğimiz şahadette Hz. Muhammed'in, Allah'ın kulu olduğunu vurgularız: "Eşhedu en lâilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rusûluh: Allah'tan başka tanrı olmadığına tanıklık ederim ve Muhammed'in de Allah'ın elçisi ve kulu olduğuna tanıklık ederim." İşte ölçü bu.
Hz. Ali'yi çok severiz. Ne kadar sevsek o kadar iyidir bizim için. Şairin deyişiyle:
"Ya Rab beni dûr eyleme evlâd-ı Ali'den
Zira ben onun bendesiyem kalû belîden."
Ama onu Allah yerine koyarsak veya ona taparsak, küfrün ve şirkin içine düşmüş oluruz. Allah ise şirkin bağışlanmaz bir günah olduğunu vurgulamaktadır.
Abdullah ibn Sebe'nin, Yemen'den gelmiş bir Yahudi olduğu, Müslümanlar arasına fitne sokmak için Müslüman göründüğü, Hicaz'a, Basra'ya, Kûfe'ye gittiği, Hz. Osman zamanında Şam'dan sürülünce Mısır'a gidip orada aykırı düşüncelerini yaymaya çalıştığı, Hz. Muhammed'in yeniden geleceğini iddia ettiği söylenmektedir.
Siyasi bölünmeler
İbn Asâkir'in Ca'fer-i Sadık'tan nakline göre Hz. Ali halife seçilince Abdullah ibn Sebe ona, "Sen yeri yarattın, rızıkları yaydın" dediği için Hz. Ali onu Karmatîlerin merkezi olan Medain Sabat'ına sürmüştür. Buna nispet edilen mezhebe Sebeiyye denilir. Bunlara göre Ali, diri olup bulutlarda yaşamaktadır. Bundan dolayı gökgürültüsü duyunca "Ali kızdı" derler.
Hz. Ali'ye tanrı dediği için Hz. Ali'nin onu yakarak idam ettirdiği söylenirse de (Bed ve Târîh: 5/129; Lisanu'l-Mîzân: 3/289; İbn Asâkir, Tehzîb: 7/428; Hayr. Ziriklî, A'lâm: 4/88) benim tespitime göre Abdullah ibn Sebe, hayali bir şahıstır.
Müslümanlar, her karışıklık, terör, bölünme ve fitne olaylarını dayayacakları bir günah keçisi aramışlar ve Hz. Ali döneminde başlayan siyasi bölünmeleri de bu hayali kişiye bağlamışlardır. Abdullah ibn Sebe'ye gerek yok, maalesef Müslümanlar içerisinde İbn Sebe'ye taş çıkartacak nice ihtiraslı, çıkarcı insanlar vardır. Cemel ve Sıffin olaylarını da İbn Sebe çıkarmadı herhalde. Sıffîn olayının baş sebebi, Muâviye ve Amr ibn Âs'ın siyasi ihtiraslarıdır.
* Devam edecek
Abdullah ibn Sebe hayali bir şahıstır
Namaz, Kur'ân'ın emridir. Peygamberimiz ashabına günde beş vakit namaz kıldırmıştır. Kur'ân'da ise açıkça üç vakitte sabah, akşam ve gecenin ortasında namaz kılınması emredilmektedir
Haberin Devamı

