Abartılı rivayetler (1)

Haberin Devamı

SORU: Peygamber’in Veda Haccı’nda 100 kurbanından 63’ünü kendi eliyle kestiği rivayeti doğru mu? (Ali Oktay Cever)

CEVAP: Hz. Peygamber’in 100 kurbandan 63’ünü kendi eliyle kestiği hakkında kaynaklarda bir rivayet var. Ama bu hac hakkındadır. Ayrıca rivayetteki abartı gayet açıktır. Aynı zamanda devlet başkanı durumunda olan Peygamber’in kendi eliyle 63 kurban kesmesi akıl ve mantığa sığar mı? Peygamber kasap mı ki durmadan hayvan kessin? Basit bir hesap yapalım: Bir kurban kesimi en az yarım saati alır. Buna göre 63 kurban 32.5 saat sürer. Yani Peygamber yaklaşık iki gün durmadan dinlenmeden kurban mı kesti? Yazıklar olsun bu yalanları hadis diye kaynaklara sokanlara! Bu tür uydurmalar öylesine yayıldı ki bunları Peygamber’in gerçek sözlerinden ayıklamak çok güç hale geldi. Bunun içindir ki Ahmed ibn Hanbel, kendisinden tefsir hakkında rivayet edilen hadislerin hiçbirinin doğru olmadığını söylemiştir. İkinci yüzyıl ortalarından itibaren uzmanlar, Peygamber’in sözlerini toplamaya, bunların sağlamlarını sahtelerinden ayırmaya çalıştılar. Bunun için de birtakım kurallar geliştirdiler. Ve bu bilim dalına Hadis Kritiği (Cerh ve Tadil) adını koydular.

Ne kadar titizlik gösterilse de yazılmamış olan ve kuşaklar boyunca ağızdan ağıza dolaşarak gelen bir sözün, yüzde yüz Peygamber sözü olduğu garantisi sağlanamaz. Çünkü bu sözler, 150-200 yıl kullanıldıktan sonra yazıya geçirilmeye başlandı. Bir sözün söylenme ortamına göre anlamı değişik, başka ortamlarda anlamı değişik olur. Hiç kimse konuşandan duyduğu sözü, yüzde yüz aynı aktaramaz. Aktaran olsa da bunlar çok azdır. Hadislerin pek çoğu, anlam olarak aktarılmıştır. Yani duyanlar, o sözü, kendi anladıkları biçimde ve kendi sözleriyle anlatmışlardır. İkinci duyan da aynı ölçüyle hareket ederse Peygamber’in sözünün, ikiyüz yıl sonrasına kadar ne derece tam onun söylediği biçimde gitmiş olur? Buna imkân var mı? Bundan dolayı Peygamber’den aktarılan sözler arasına bilerek veya bilmeyerek pek çok yabancı söz ve düşünce karışmıştır. Bunların kesin olanı ancak mütevatir olanıdır ki sözlü tevatür çok azdır. Anlam olarak mütevatir olan hadisler de çok değildir. Diğerleri bir kişinin, iki kişinin veya birkaç kişinin aktarımlarına dayanır. DEVAM EDECEK

DİĞER YENİ YAZILAR