MAÇIN 52. dakikası ve G.Saray tribünlerinden arka arkaya en az 10-15 tane ses bombası atıldı. Hakem Kralovec de haklı olarak takımları topladı.
Ve oyun 2 dakika durdu, Melo ve Selçuk 'dondurma isteyen çocuklar gibi' kendi seyircilerine yalvarıp durdu, sahaya bir şey atmayın diye. Sonrasında oyun korner atışıyla başlayıp Dortmund 2. golü attı.
KARŞILAŞMANIN son bölümü bu holigan G.Saraylılar yüzünden az daha tatil edilecekti. Sonra Avrupalı bize şikeci de der, holigan da, terörist de. G.Saray şimdi bu holigan taraftarları yüzünden okkalı bir ceza alacaktır, almalıdır da.
G.SARAY nasıldı? Aynı, yani değişen bir şey yok. Sadece Prandelli bu defa 4'lük olmamak için defansı kalabalık tuttu ama yine 4’lük oldu G.Saray. Bıktım yazmaktan ve söylemekten ama hala anlamıyorlar. Albayrak-Dürüst devam etsin bu Prandelli efendiyle, görün bak G.Saray daha ne farklar yiyecek. Bunlar daha iyi günleri Albayrak ve Dürüst’ün. Parasızlıktan oyuncular bir bir kaçmaya başlayınca ben asıl onları göreceğim. Dortmund işi biraz sıkı tutsa 6 da olurdu.
BELÇİKA’DA TAMAMEN ÇÖKER!
LİGDE 8 hafta, Şampiyonlar Ligi’nde 4 maç bitti ama ben G.Saray’ın ne oynadığını, sahadaki oyuncuların ne yapmak istediğini anlamış değilim. Eskiden hiç değilse bir Muslera’mız var diye gurur duyarlardı G.Saray’a gönül verenler. Şimdi Muslera da sahadaki diğer oyuncuların seviyesine indi. Yani o kurtaran Muslera'dan da eser kalmadı. Üzüldüm vallahi Uruguaylı kaleciye.
EVET G.Saray diğer maçlardan farklı olarak defansını 8 adamla kapattı ve biraz daha fazla koştu. Ama koşmak puan getirmiyor. Hamit, Selçuk, Dzemaili kötü değil rezildi. Bu 3 oyuncuya kötü demek inanın kötü kelimesine hakaret olur. Umut, Sneijder, Semih ve Tarık da yine güçsüzdü.
SONUÇ olarak G.Saray bana göre Avrupa defterini kapattı. Bu takım 26 Kasım’da deplasmanda Anderlecht maçını da kaybeder ve tam anlamıyla çöker.

