İnsanların yeni yıldan ne beklentisi olabilir? Başta sağlık olmak üzere ülkemizde ve dünyada barış ve kardeşlik.. Elbette bireyler bunun yanında başarı, para, aile kurabilme, iyi şartlarda yaşayabilme ve daha birçok şey de isterler.
Ben de yeni yıla işte bu temennilerle, ailem ve sevdiğim dostlarıyla ‘merhaba’ dedim. Oldukça keyifli geçen geceden sonra 1 Ocak günü saat 10.30 gibi uyandım ve bir defa daha şoka uğradım. Sebebi Aziz Yıldırım’ın F.Bahçe Dergisi’ndeki sözleriydi.
Acayip tuhafıma gitti Yıldırım’ın sözleri. En azından yeni yıla girerken, biraz daha insaflı, biraz daha sağduyulu, dostluk içeren mesajlar veremez miydi Aziz Başkan? Dostluk, kardeşlik, sevgi, saygı beklentisi içindekilere, Aziz Yıldırım’ın cevabı çok net oldu; “Benden kimse dostluk beklemesin. Savaş baltalarını çıkardım, 1 yıl Metris’te yatmanın bedelini herkese ödeteceğim.”
MANTIĞA bakın, siz bana çok çektirdiniz, ben de sizin ananızdan emdiğinizi burnunuzdan getireceğim...
Yıldırım’ın dergideki sözlerine bir bakın. İşte bir cümlesi: “Hedefimiz aynı 2010-2011 sezonunda olduğu gibi yine tüm branşlarda şampiyonluk.”
SÖZ VERMESE...
ZATEN Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının başına ne geldiyse, o malum şike yapıldığı mahkemece belgelenen 2010-2011 sezonunda yaşananlarla gelmedi mi? Halbuki 3 yıl arka arkaya şampiyonluk sözü vermemiş olsaydı, ne tapeler ortaya çıkacak ne de Aziz Yıldırım ve arkadaşları bu pis işlere bulaşacak, ne de kimse Metris’e düşecekti. Devam ediyor Aziz Yıldırım dergideki yazısına; “Camiamıza ve başarılarımıza karşı oluşturulan cepheler açıkça ortadadır. Bize karşı hayasızca yürütülen kampanyaya, sistemli karşı duruşa verebilecek en etkili yanıtın “Şampiyonluklar” olduğunun farkındayız. Bu yolda sizlerden dikkat etmenizi istediğim yegane husus, yanınızdakilerdir.
SON zamanlarda yaşanan, F.Bahçe düşmanları tarafından açıkça dile getirilen husus; “Taraftar desteğinin kesilmediği müddetçe F.Bahçe’nin engellenemeyeceğine” dair yapılan gerçek tespitlerdir. F.Bahçe karşıtlarının bile görebildiği ve açıkça dile getirdiği gerçeği, bizlerin de görmesi, bu yönde önlemler almamız, kaçınılmazdır. Bir şeyin olmadığını, yaşanmadığını anlatmak, bu konuda birilerini ikna etmek daima zordur. Özellikle karşınızda niyeti belli olan bir güruh varsa bu daha da güçleşir.”
GÜRUH KİM?
ŞİMDİ soruyorum Aziz Yıldırım’a;
1-F.Bahçe’ye kim neden cephe açsın?
2-Yanınızdakilere dikkat edin derken kimleri kastediyorsunuz? Kişiler veya cemaat F.Bahçe’nin başarılarını neden, niçin engellemek istesin?
3-Niyeti belli olan güruh kim? G.Saray mı, Trabzonspor mu? Ülkeyi yönetenler mi? Cemaat mi?
2 Temmuz 2012 yani 6 ay önce tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiniz ve 6 aydır, “Yeri gelince konuşucam, ortalık toz duman olacak, isim isim açıklayacağım F.Bahçe düşmanlarını” dediniz hâlâ tık yok.
NEYSE Yıldırım’ın dergideki yazısından bir alıntı daha yapmak istiyorum:
“Geçen yıldan bu yana, sahada ve saha dışında, ‘yaşanmayanı, olmayanı’ anlatmaya çalıştık. Bunun nedeninin bu güruhun, F.Bahçe’nin doğasından gelen üstünlüğü karşısındaki psikolojik zafiyet ve eksikliklerini örtmek olduğunu düşünüyorum. Anlamlarını bilmedikleri kelimeleri kullanan bu güruhun son gözde kelimesi ise; Adalet. Geçmişte fair-play, ebedi dostluk ve en önemlisi saygı kelimelerini kullandıkları gibi şimdi de adalet kelimesini kullanıyorlar sıklıkla. Yaşanan telaş F.Bahçe’nin Türk futbolundaki sistemli kadrolaşmanın önüne geçme kararlılığından kaynaklanmaktadır..”
TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMALI
ONU bunu bilmem. Bugün Türk futbolunda barıştan, kardeşlikten bahsedemiyorsak, 1.5 yıl boyunca şikeyi konuşmak zorunda kalmışsak, gündem değiştirmek ve alınan mağlubiyetleri unutturmak için çeşitli oyunlar utanmadan oynanıyorsa bunun sorumlusu malumdur. Türk futbolununda şiddet birinci sıraya oturmuşsa, takım otobüsleri taşlanıp pankartlar asılıyorsa ve durum giderek daha kötüye gidiyorsa, birileri artık taşın altına elini koymalı ve bu kişileri Türk futbolundan acilen uzaklaştırmalıdır.
BU yazıyı kaleme alırken PFDK’nın Yıldırım, Aysal ve Şener’e verdiği cezaları gördüm. Tebrik ederim PFDK üyelerini, keşke biraz daha fazla verselerdi cezaları. Telegol olarak bu kulüp başkanlarının tahrik dolu, şiddet içeren açıklamalarını geçen hafta yayımlamadık bundan sonra da kesinlikle yayımlamayacağız. Çünkü şiddeti körükleyen spor programları değil bizzat bu kulüp başkanları ve yöneticilerdir.
Avukat Hanım yanlış yoldasınız!
F.BAHÇE, çeşitli TV programlarında, kulüp ve Aziz Yıldırım aleyhine konuşanlara, yorum yapanlara karşı mücadele başlattı. Amaç, kişileri susturmak, gerekiyorsa programları yayından kaldırmak. Bu konuda Yıldırım’ın bizzat Ankara’ya giderek RTÜK Başkanı ve Spor Bakanı ile de görüştüğünü biliyorum. Yıldırım baktı istediği sonucu alamıyor sonunda Özge Tokarlı adında bir avukat tuttu. Bu avukatın görevi, TV kanalarını izleyip, sözüm ona kötü sözleri, ağır eleştirileri, cımbızla ayıklayıp gerçek olmayan montajlar yapmak ve RTÜK’e sunmak. 5 Aralık’ta toplanan RTÜK, Avukat Tokarlı’ya ve F.Bahçe Kulübü’ne tokat gibi yanıt verdi.
İŞTE RTÜK’ün kararı; “Yapılan incelemede, dilekçede alt alta yazılarak aynı zaman diliminde söylenmiş intibası uyandıran cümlelerin, program içerisinde farklı zamanlarda farklı konular için söylenmiş yorumlar olduğu, cümlelerin bazılarının yazıldığı gibi değil aralarından bazı cümleler çıkarılarak, istendiği şekilde bir araya getirilip kurgulandığı (Bu kelime çok önemli) tespit edilmiş olup, söz konusu programda herhangi bir ihlal yoktur.” Objektif bir yaklaşım. Teşekkürler RTÜK Üyeleri, teşekkürler Davut Dursun Başkan.
Yıldırım yanıt vermeli
Haberin Devamı

