ŞANS, kısmet, mucize, bal... Kim ne derse desin bileğinin gücüyle, alnının akıyla ve müthiş şansıyla bu Türkiye büyük bir zafere imza attı. Fatih Terim’in olduğu yerde gerçekten mucizeler kaçınılmaz oluyor. Hem inanılmaz şanslı hem de çok başarılı. Kısmet, şans, bal kimin yanında olur? Elbette inananın ve çalışanın. Çalışmayan, inanmayan adam dünyanın en şanslısı da olsa final anında tökezler. Terim ve futbolcular tökezlemediğine göre demek ki onlar herkesten fazla inanmış, çalışmış.
GERÇEKÇİ olalım, maçlar başladığında İzlanda’ya ve Çek’lere yenildiğimizde A Milli Takımımızın grubu en iyi 4. bitirir demiştim. EURO 2016’ya kesin gidemeyiz demiştim. Eeee gittik. O zaman hemen özür dilemeliyim. Neden mi? Büyük lokma yiyeceksin, büyük laf etmeyeceksin Serhat Ulueren!
HİÇ İNANMADIK
SONUÇTA çok mu iyi oynadık? Asla. Ama akıllı oynadık ve sahanın en kötü ismi Selçuk’un jeneriklik frikiğiyle kazanmasını bildik. Bir kaç gün önce Cumhuriyet Tarihimizin en büyük katliamını yaşadık, gözyaşı döktük. Dün ise hüzünlü, buruk ama muhteşem bir zafere imza attık. Gruba böylesine rezil başla ve sonrasında tüm gruplardaki en iyi üçüncü ol.
BİZ medya finallere direkt gideceğimize hiç inanmadık ama Terim, futbolcular, Başkan Yıldırım Demirören ve Konya’daki onbinler çok inandı. Demek ki, son düdük çalmadan maç bitmiyor ve Türkiye’nin, özellikle de Terim’in olduğu yerde mucizeler hiç bitmiyor.”
Hayat var!

