ÜNAL Aysal’ın yerinde olsam hemen uçağıma atlar, yanıma özel eşyalarımı ve Prandelli’yi alır pilotuma da, “Önce Milano’ya sonra da Brüksel’e gideceğiz” der ve uzun süre dönmemek üzere İstanbul’u terk ederdim.
BİR kulüp bu kadar sahipsiz olmaz, olamaz. Göğsüne reklam alsan ne olur, almasan ne yazar. İnanın ben G.Saray’ın Balıkesir’e nasıl gittiğini, kafile başkanın kim olduğunu, otel rezarvasyonlarının kim tarafından yapıldığını merak ediyorum. Bu kadar sahipsiz ve dedikodu mekanizmasının olağanüstü çalıştığı bir kulüp görmedim. Hafta boyunca neredeyse 6-7 yöneticiyle saatlerce konuştum ve hepsi birbirinin arkasından sallayıp durdu, küfürler havada uçuştu. Ve o küfürler yağdıran adamlar 15 ay boyunca utanmadan yanyana oturup milyon Euro'luk sözleşmelere imza attı. Bu kadar kişilikten, onurdan, insanlıktan uzak yönetim ilk defa gördüm.
NE Florya imiş be kardeşim. Nasıl bir rant varsa herkes futbol takımın başına geçmek istiyor. 2 kadın yönetici ve Bülent Tulun, Mehmet Cibara’yı Florya’nın başına geçirmek için çalışırken altyapıda da ciddi vurgun yapıldığını öğreniyorum. Tüm yolsuzlukları bugün ve yarın Telegol’de açıklayacağım.
FUTBOL takımı zaten yalnızları oynuyor. Selçuk ve Burak’la konuşacak, moral verecek yönetici yok. Başkan herkese söz veriyor, sonra söylediklerini unutuyor. Araştırmalarım devam edince yönetici Mete İkiz’in Aziz Yıldırım’la bacanak olduğunu da öğreniyorum.
Dallas gibi

