ÇOŞKULU bir seyirci, arzulu bir G.Saray, olağanüstü bir Eren Derdiyok ve Weasley Sneijder, mükemmel bir hava, yumuşak bir zemin ve kötünün kötüsü bir Rize. İşte dünkü 90 dakikanın kısa bir özeti. Sahaya sadece kendi ceza sahasının içinde ve biraz önünde kümelenmek, fark yememek için gelmiş, gayesiz ve küme düşmeye aday bir Rize bu lige hiç yakışmıyor.
BİR takım sadece gol yememeyi düşünür mü? Adı Çaykur Rize ise evet. Gelelim G.Saray’a. Çok mu iyi oynadılar? Hayır ama çok disiplinli ve konsantre oynadılar. Oyunun her dakikasında motiveydiler. Evet bu sezon G.Saray iç saha maçlarında belli ki seyircisinin desteğiyle fazla problem yaşamayacak gibi.
EREN bu takıma ‘cuk’ oturmuş. Kanatlardan etkili orta gelmemesine rağmen gol sezileri çok güçlü. Belli ki ekstra antrenmanlar yapıyor. Görüntüsü bile rakibi korkutmaya yetiyor. Attığı ilk golü geçmişte Tanju Çolak ve Ümit Karan atardı, şimdi Eren atıyor. Ama ben bu kadar düzgün ve estetik bir röveşata çok az izledim.
2. golde de dağ gibi yükselip harika vurdu. Bu sezon bu gollerden çok fazla izleriz. G.Saray’da Eren dışında Bruma ve Yasin de çok etkili. Yasin bencilliği bırakmış ve takımı için oynuyor. Oyundan bile üzgün değil moralliydi. Üstelik 65’te İsmail’in Yasin’in ayağına basması net bir penaltıydı.
ARENA’DA 1 PUAN BAŞARI...
SAHADA gerçekten kötü bir Tolga Özkalfa ve kötü bir Baki Tuncay Akkın vardı. Çok gereksiz faul düdükleriyle oyunu kesti Özkalfa. Baki Tuncay’ın da gözlerinde ciddi problem olabilir, bir baktırmasında fayda var. Tolga Ciğerci çok koşuyor ama bazen inanılmazı yapmak istiyor ve topları kaptırıyor. Basit oynasa daha faydalı olacak. Dün sahada Ç.Rize yoktu, bu nedenle G.Saray için çok ölçü olmadı bu maç. Asıl önümüzdeki hafta Beşiktaş maçında görmek lazım sarı-kırmızılı ekibi. Deplasmanda sıkıntı yaşayan G.Saray, Beşiktaş’tan 1 puan bile alabilirse başarı sayılır. Ama bence işleri çok zor olacak.
DÜN en iyi kim diye soracak olursanız; 1 numara G.Saray seyircisi, 2 numara da Derdiyok-Sneijder derim.

