YAZININ tamamını G.Saray-Balıkesir maçına ayırmaktansa sizlere, yakın zamanda başımdan geçen bir olayı anlatmak ve özellikle de genç futbolcuları uyarmak istiyorum.
G.SARAY’IN 2000 yılındaki UEFA ve Süper Kupa şampiyonluğunda önemli katkısı olan (ayağı kırılan Alper Tezcan’dan bahsetmiyorum), 8 yıl öncesine kadar büyük paralara imza atan, çok değer verdiğim ve sevdiğim bir isim (beni bağışlayın adını açıklayamam) benimle buluştu. O ana kadar kabaca bir hesapla ez az 15 milyon dolar kazandığını tahmin ettiğim bu futbolcu arkadaşım, maalesef son 2-3 yılda ama yanlış yatırımlar yapması, ama bonkörlüğü, ama düzenli bir aile hayatı olmasına rağmen belki de tasarrufu tamamen unutması neticesinde zor durumdaydı.
KİM olduğunun anlaşılmaması için daha detaylı bilgi veremiyorum ama şunu söyleyebilirim ki, buluşmamızda cebinden UEFA ve Süper Kupa Şampiyonluğu sonrası boynuna gururla astığı madalyaları çıkarıp bana rehin vermek şartıyla acil nakit paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Borcu alması halinde parayı nereye vereceğini biliyordum. Sonuçta istediği para ekonomimi aşardı ve içim sızlayarak bunu yapamayacağımı söyleyip kendisine farklı yollar gösterdim. Bir zamanların o meşhur ismi, her şeye rağmen madalyaların bende kalmasında ısrarcı oldu ama madalayarı kibarca kendisine iade ettim.
BU hayatta herkesin inişli çıkışlı zamanları olmuştur, olacaktır da. Bu fani dünyada bazen lüks içinde bazen sefalet içinde yaşayan çoktur. Önemli olan bence kazandıklarımıza (dost, para, sağlık ve en önemlisi aile) sahip çıkıp onları iyi koruyabilmektir. Elbette hazıra dağ dayanmaz, iflası var, hastalığı var, yarının ne getireceği bilinmez.
YARININIZI DÜŞÜNÜN
SÖZÜM size genç futbolculara. En iyi şartlarda 20, normal şartlarda 10-15 yıl futbol oynayabilirsiniz. G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe’de oynayabilecek kadar yetenekliyseniz diğer meslektaşlarınıza oranla hatırı sayılır para kazanırsınız. Lütfen yarınları düşünün ve kazandıklarınızı emlakçılara, galericilere, simsarlara kaptırmayın. Bugün her şey sizin için çok iyi olabilir ama yarın bir bakmışsınız, sakatlanıp sahalara zamansız veda etmek zorunda kalmışsınız. Veya yeteneklerinizi geliştirmezseniz, bir gecede Anadolu’nun ücra köşesinin yolunu tutabilirsiniz. Sonra hızla merdivenlerden yuvarlanırsınız, geriye dönüp baktığınızda kimseyi yanınızda bulamayabilirsiniz. Hatta sizi ayağa kaldıracak birini bile.
SİZ siz olun; adınız Emre, Hasan Ali, Çağlar, Ceyhun, Oğuzhan, Ufuk, Sercan, Aydın, Semih, Gökhan veya bir başkası olabilir. Terim’in, Kocaman’ın, Aybaba’nın ve diğer hocalarınızın sözlerini iyi dinleyin, herkes tatildeyken siz çalışın, eğlenceyi, kadını, içkiyi hayatınızdan bir süreliğine çıkarın, yeteneklerinizi geliştirin ve en önemlisi kazandıklarınızın ve kazanacaklarınızın değerini çok iyi bilin.
BU arada ben bunları yazarken, ilk yarıda zorlanan, G.Saray skoru 4-1’e getirip çoktan tur atlamış bile.
Kazandıklarınızın değerini iyi bilin
Haberin Devamı

