BAK Aydınus, bu ülke senin Avrupa’daki başarılarını ve hakemlikteki geleceğini düşünerek 1 hafta boyunca sana inanılmaz destek çıktı, bazıları da sırf sen etkilenme diye ses çıkarmadı. Üstelik Eskişehir-F.Bahçe maçında hatalı oyuncuyu atmana rağmen.
SENİN yaptığın bu hatayı bugün Bülent Yıldırım, Tolga Özkalfa, Hüseyin Göçek, İlker Meral gibi hakemler yapsaydı, futbol kamuoyu ve F.Bahçe lobisi bu isimlere düdüğü çoktan astırırdı. Geçmişte Ali Aydın’a yaptırdıkları gibi.
FUTBOLCU hata yaptığı zaman, teknik adam takımına kötü taktik verip yenildiği zaman özür diliyorsa senin ne ayrıcalığın var ki? Sen niye delikanlı gibi çıkıp, “evet lan lafını duydum ve Caner’i attım, Yanlış adamı atmışım, özür dilerim. Caner’in kırmızı kartı iptal edilmeli” diyemedin. Sahada sana yan bakanı, ‘lan’ diyeni değil ağzını açmayanı atıyorsun ama haksız yere bir oyuncunun kaderiyle oynamayı sürdürüyorsun.
CANER 2 maç ceza aldı ve maç başına ücretlerini ve primlerini alamayacak, belki de cezası bittikten sonra kadroya da giremeyecek. Bunun vebalini nasıl ödeyeceksin? Sakın çıkıp kamuoyuna, “Ben kırmızı kart gösterdikten sonra Caner bana lan dedi, hatta küfür etti” yalanına sığınma. Caner sana ne maçta, ne kırmızı kart öncesinde ne de sonrasında, ne lan dedi, ne küfür etti, ne formanı çekti. Sana hiçbir şey yapmadı ama sen onun işini bir saniyede bitirdin. Bundan sonra hakemlik yapsan ne olur yapmasan ne olur? Benim için artık sen, hep şüpheyle bakacağım bir isimsin.
ELBETTE Fırat kadar disiplin ve tahkim kurulları da sınıfta kaldı. Eskişehirli Veysel’in itiraflarına rağmen bunu kaale almadılar ve uydurukçu Fırat’a inandılar. İşte Türk futbolunu yönetenlerin hali. Kızıyorum, eleştiriyorum büyük oranda haksız buluyorum ama şimdi bu olanları gördükten sonra da Aziz Yıldırım’ın soyunma odası koridorlarında sıkça dolaşmasına hak vermeye başladım.
HİÇ HAZIR DEĞİLLER
GELELİM maça. Şike sürecinde F.Bahçe ceza almadı, yani ligden düşürülmedi, başkanı da başkanlığına devam ediyor. Genel kanı, Demirören federasyonu F.Bahçe’ye ve Aziz Yıldırım’a kıyak geçti. Ama dün gece 29. dakikada stat toplu halde hakeme ve Demirören’e küfür etti. Demek ki, F.Bahçe seyircisi bu federasyonun kendilerine kıyak geçtiğine inanmıyor ve de güvenmiyor.
TÜRK takımlarının 3 veya 4 günde 2 maç çıkaramadıkları ortada. G.Saray, Manchester’ı yendi, Elazığ’da mucizevi kurtarışla kazandı. F.Bahçe, Marsilya karşısında 3 puan aldı ama dün ilk yarı döküldü, 2. yarıda da başta G.Birliği kalecisi Ramazan olmak üzere tüm takım aciz kalınca F.Bahçe iyi oynamadan farka koştu. Meireles her geçen maçta biraz daha arkadaşlarına adapte oluyor.
Kendisine Kuyt ve oyuna sonradan giren Sezer de ayak uydurunca F.Bahçe zor maçtan 3 puan çıkardı. Haftayı F.Bahçe ve G.Saray galibiyetle kapatmasına rağmen oyun olarak hâlâ 4 günde 2 maçı kaldıracak düzeyde değiller.
AYKUT’UN golünde tüm oyuncular uykuda gibiydi. Ama bu gol bile F.Bahçeli oyuncuları kendine getiremedi. Aykut hocadan istikrarlı şekilde forma bulamayan Stoch çok egoist. Takıma ayrı kendisine ayrı top lazım. Top ayağına gelince gözü kimseyi görmüyor. F.Bahçe’nin en formda ismi Moussa Sow, arkadaşlarından istediği toplar gelmeyince ilk 44 dakika etkisiz gibi gözüktü ama tek olumlu pasta yine müthiş bir gole imza attı. Golde Sow’un becerisi kadar Kuyt’ın da çok zekice pası övgüye değerdi.
MAÇIN hakemi Yunus Yıldırım, tribünlerin aşırı derecede tepkisine rağmen kötü maç yönetmedi. En azından Fırat Aydınus gibi saçma sapan işler yapmadı.
İlk sözüm FIFA hakemi Fırat Aydınus’a
Haberin Devamı

