Beklentimin dışında gelişen bir derbiydi. En azından Burak ve Umut’tan daha fazla verim bekliyordum. Ama sanki ilk defa G.Saray’da yan yana oynuyor gibiydiler. Bu kadar ahenkten uzak olmaları tuhaftı. Biraz iyi olsalardı skor daha farklı olabilirdi.
Çok daha tempolu bir maç bekliyordum. Hele G.Saray’ın, hafta içindeki 1461 şokundan sonra daha fazla üretkenlik göstereceğini tahmin ediyordum. Ama hayâl kırıklığına uğradım. F.Bahçe, kaybetmesine rağmen bugüne kadar Arena’daki en iyi maçını oynadı. Son 3 maçta 2 galibiyet çıkarıp 1 kez yenilen F.Bahçe, kazandığı o iki maçta da çok ezik oynamıştı. Bugün, kaybettiler ama en efektif, en olumlu futbollarını ortaya koydular.
Derbilerde 0-0 biten maçlar gördüm, 6-0 biten maçı bizzat statta yaşadım ama bu kadar çok pas hatasının yapıldığı, bu kadar çok final toplarında yanlış adam tercihlerinin yapıldığı bir derbi izlemedim. Hâl böyle olunca Halis Özkahya’ya fazla iş düşmedi. Sahanın tartışmasız en iyileri Özkahya ve ekibiydi. Bu derbi ona yeni hedefler koyacak ve bu genç kardeşimizin yolunun açık olduğunu düşünüyorum.
BÖYLE DERBİ OLMAZ
Farkında mısınız bilmiyorum. Yazımı bir türlü futbolculara getiremiyorum. Nedeni basit: Bu derbi içime sinmedi. Zevksiz, temposuz, pozisyonsuz, bir müsabaka olarak tarihteki yerini alsa bile hiçbir zaman hatırlanmayacak bir derbi...
G.SARAY’DA Melo, Selçuk, Semih ve Riera’yı beğendim.
F.BAHÇE’DE ise Sow dışında hiçbir kimseyi beğenmedim. Gariptir, bu kadar pas hatası yapan iki takım da Avrupa’da yoluna devam ediyor. Burada acaba Türk futbolunun durumu mu yoksa Avrupa futbolunun durumu mu sorgulanmalı, bir türlü emin olamadım. Bu defalık derbiyi futbolcuların aşırı derecede heyecanlı olmalarına ve kaybetme korkularına bağlayalım. Ben Aykut Hoca’nın yerinde olsam ne yapar eder çok formda olan Sezer’le başlardım ama onun M.Topal ısrarı, “yalnız savaşçı” Sow’u daha da zor durumda bırakıyor.
G.SARAY çok pozisyona girmeden, bulduğu 2 golle farkı 5’e çıkarıp avantaj elde etti sonuçta!
Fark olurdu...
Haberin Devamı

