G.SARAY kendi işini kendi gördü ve Şampiyonlar Ligi’ne devam dedi. Zaten G.Saray’a da bu yakışırdı. İlk yarı ‘bu maçı asla kazanamaz’, görüntüsüyle hayâl kırıklığı yaratan sarı-kırmızılar, Fatih Terim’in akıl dolu Aydın ve Amrabat değişikliği ile maçı çevirerek bana göre büyük başarı elde etti. Üstelik G.Saraylı futbolcular ve Terim bu başarıyı 1-0 gerideyken ve Cluj’un Manchester United önünde 56. dakikada öne geçtiğinin Braga’nın devası büyüklükteki skorborduna yansımasından sonra yaptı. Helal olsun bu fubolculara ve Terim’e..
G.SARAY iyi mi oynadı, hayır. Ama şansı da yanındaydı Cimbom’un.. İlk yarı skor 3-0 Braga lehine yazıyor olabilirdi. Ama ev sahibi acemice goller kaçırdı. Bu arada Muslera’nın da hakkını vermek lazım. Acılarına rağmen kusursuz oynadı ve sahanın en iyilerindendi. G.Saray, Selçuk’un frikiği dışında ilk yarı hiçbir tehlike geliştiremedi. Elmander, Hamit ve Riera sahanın en kötüleriydi. Melo takımın en diri adamı gibi gözükürken 32. dakikada inanılmaz bir hata yaptı ve geçtiği ıska ile Braga golü buldu. Yine ilk yarı Dany, bal yapmayan arı Elmander, Selçuk, Hamit dökülen oyunculardı. Hele Elmander o kadar boş şeyler yaptı ki yediğimiz golde de gereksiz yere Riera’ının arkasına sarktı, adamını kaçırdı ve Melo’nun da inanılmaz hatasıyla golü kalemizde gördük.
MAYISI GÖREBİLİR!
BENİM bu maçı çevireceğimize inancım her dakika azalırken asıl mucize Fatih Terim’den geldi. İlk yarı sonunda öyle bir fırça atmış olacak ki futbolcular ikinci yarı yerlerinden duramaycak kadar enerji doyluydu. Burak özellikle ikinci yarı kusursuzdu. 58. dakikada Hakan Şükür gibi yükselip ‘ölü yaprak vuruşu’ dedikleri o ipeksi dokunuşu yaptı ve umutlarımızı artırdı. Sonra Burak, Melo, Aydın üçlüsü harika işlere imza atıp zaferi getiren isimler oldu. Burak bu performansı ile Arda gibi Avrupa’ya giderse kimse şaşırmasın. Üstelik bu transfer ocak ayında da gerçekleşebilir.
‘G.SARAY, Şampiyonlar Ligi’nde daha ne kadar gidebilir?’ diye soracak olursanız, dünkü maçı yerinde izleyen birisi olarak bu takımın sağı solu belli olmaz. Bir bakmışsınız mayıs ayını bile görebilir şeklinde olacaktır. Bilmem anlatabildim mi?
UEFA nefret ediyor
ŞİMDİ gelelim tribünden izlediğim maçın öncesinde yaşananlara... Sen şikeden dolayı takımlara ceza vermeyip, ‘Bak UEFA da bizim şike yapmadığımıza inandı ve ceza vermedi’ mantığıyla olaya bakabilirsin. Gerçekten de bugünden sonra hiç ceza da alamayabiliriz. Ama ya imajımız ne olacak? Avrupalı’nın gözünde inandırıcılığımız var mı? Bizi seviyorlar mı? Türk futbolunun temiz ve şaibesiz olduğunu düşünüyolar mı? Tüm sorulara vereceğim cecap hayır olacak.
BİR Braga’lı taraftar kazada ölüyor, UEFA ‘Saygı duruşu yapabilirsin tabii ki’ diyor. Biz hemen her gün şehit veriyoruz UEFA’dan tık yok. Saygı duruşu yapmak istiyoruz desen yüzüne bile bakmıyorlar. Çünkü Avrupalı’nın sana itimadı yok ki. Senin stadın Braga’nın stadı gibi olsa yemin ediyorum sana Ş.Ligi maçı vizesi vermezler, ‘Git başka statta oyna’ derler. 34. dakikada taraftarlarımız meşaleler yakıp zıplamaya başlayınca kale arkasındaki dağlık bölgede heyelan olacak sandım. Diğer kale arkasında da meşe ve çam ağaçları vardı. İki tribünlü stadın en üst basamağından ayağın kayıp düşsen 200 metre yuvarlanıp, kemiklerin kırılmış vaziyettte sahanın ortasına çıkarsın. Duydum ki tabiatı korudukları için stada ödül vermişler. Yıllarca Ali Sami Yen için kabir azabı çektiren UEFA bize şikeden ceza vermemiş olabilir ama bizden nefret ettiği de kesin.
Bunun adı resmen mucize
Haberin Devamı

