O KADAR alıştım ki F.Bahçe-G.Saray maçlarının böyle bitmesine, şimdi bu galibiyeti övmeyi kendime yakıştıramıyorum.. Çünkü F.Bahçe her seferinde aynısını yapıyor.. Aslında G.Saray yönetimine samimi bir önerim var: Hiç kendilerini kasmasınlar, fikstür çekildiği anda hesaplarını 34 değil 33 maç üzerinden yapıp, Kadıköy deplasmanının üstüne bir çarpı atsınlar.. O zaman fazla üzülmezler..
F.BAHÇE’NİN dün geceki müthiş/ezici/karşı konulamaz üstünlüğünü anlatmak için birkaç anekdotu üst üste sıralıyorum:
* HENÜZ 6. dakikada Vederson’un çizgiden çıkardığı topu Lugano gole çevirdi.. Ama yardımcı hakem, Vederson’un pozisyonuna aut verdi.. F.Bahçeliler “Amaan, nasıl olsa yine atarız” deyip hiç üstünde durmadılar.. Oysa ki o pozisyon buz gibi goldü..
* G.SARAY F.Bahçe kalesine ilk atağını 21. dakikada gerçekleştirebildi.. Onda da Sabri’nin ortası kimseye değmeden taca çıktı.. Bu ana kadar F.Bahçe golü bulup, 2 tane yüzde 100 fırsatı kaçırmıştı bile..
* 33. dakikada Kazım’la Servet birebir kaldılar. Servet kendini yere attı, Kazım kaleyle başbaşa kaldı, tam o sırada golü saydırmayan yardımcı, faul bayrağını çekti. Olayın faulle alâkası yoktu. Bal gibi gol güme gitti..
* 36’DA Volkan’a ulaşan ilk G.Saray şutunu 100 metreden (!) Nonda çekti. Volkan çok sıkılmıştı ve 2 dk. sonra Ayhan’ın ortasına plonjon yaptı ortam şenlensin diye..
* 43’TE Leo Franco’nun kısa düşen vuruşu Alex’te kaldı.. “10” enfes vurdu, kaleci 90’dan çıkardı..
* 44’TE Lugano’nun kafası G.Saray üst direğinde patladı..
* 52’DE Leo Franco’nun Alex’i düşürmesine hakem Gezer penaltı çaldı.. Son adam durumundaki kaleciye de ‘kırmızı’ yerine sarı kart gösterdi.. Halbuki G.Saray daha o anda 10 kişi kalmalıydı..
BEN not almaktan sıkılana kadar, derbinin seyir defteri böyleydi.. Golü verilmeyen, hakemler tarafından nerdeyse oyun eşitlensin diye önü kesilen F.Bahçe, herşeye rağmen güle oynaya galibiyetini aldı.. Tabii ki, en başta sakat sakat oynadığı halde 2 gol atan ve hücumu tek başına organize eden Alex’i tebrik etmek gerek..
ALTINI çizeceğim bir nokta var..
BİR konuda Arda’yı çok takdir ettim.. Derbiden önce çıkan arbedeyi normal karşılamıyorum, o kavgaya kim karıştıysa kınıyorum.. Ancak, koca F.Bahçe takımına karşı tek başına o kalabalığın arasına dalan ve façasını hiç bozmadan çıkabilen Arda’nın mangal gibi yüreği olduğunu kabul ediyorum.. O kavga psikolojik açıdan Arda’yı çökertti, maçta topa bile vuramadı ama helâl olsun çocuğa.. 15 milyon Euro’yu sadece futbolculuğuyla değil, cesaretiyle de hakediyormuş..
Arda’ya bravo..
Haberin Devamı

