Yabancı dil öğrenimi...

Dil öğrenmenin önüne dikilen en önemli engel, önyargılardır! Bu önyargılardan bazılarını sıralayalım...

Haberin Devamı

Dil öğrenmenin önüne dikilen en önemli engel, önyargılardır! Bu önyargılardan bazılarını sıralayalım:

* Bu yaştan sonra yabancı dil öğrenilmez, bizden geçti artık.

* Hergün en az 5-6 saat ayırmadan bu iş olmaz, benim o kadar vaktim yok.

* Dil öğreneceksen, ülkesine gideceksin. Türkiye'de yabancı dil öğrenilmez.

* Özel ders almadan, bu iş olmaz; o da çok pahalı.

* Hergün 10 kelime ezberlemek lazım. Ezberliyorum, ama aklımda kalmıyor.

* Grameri iyi biliyorum, ama iş konuşmaya gelince "tık" yok!

* Komik duruma düşmek istemiyorum. Yarım yamalak konuşacağıma, hiç konuşmam daha iyi.
Bu liste, böylece uzayıp gider... Önyargılarımızın altında yatan tek neden de, korkularımızdır. Başarısız olmaktan, mükemmel değil de sıradan olmaktan, hata yapmaktan, ayıplanmaktan vb. korkuyoruz. Peki, korkarak ve korkularımızın arkasına sığınarak bir sonuca ulaşabiliyor muyuz? Dil öğrenmekten ne denli korkarsak korkalım, öğrenirken ne kadar zorlanırsak zorlanalım şurası bir gerçek ki; dünya dili olan ingilizce'yi öğrenmek zorundayız! Yabancı dil öğreniminde sıkça yapılan hatalar Sadece gramer öğrenmek: Sadece gramer öğrenip, beyne devamlı yeni gramer bilgileri yığmak, tek başına dil öğrenmeye yardımcı olmaz. Öğrendiğinin pratiğini yapmak, teoriden uygulamaya geçmek ve bütünü yakalamak gerekir.

Ezberlemek: Dil öğrenmek, kelime ezberlemek değildir. Edinilen kelimelerle cümleler kurmak, cümle yapılarını anlamak ve konuşmak dilde bütünlüğü sağlayacaktır.

Türkçe düşünmek: Türkçe düşünmek, en büyük hata! Bir dili öğrenmenin, en önemli unsuru Türkçe düşünmemek olsa gerek. Türkçe, yapısı gereği birçok avrupa diline benzememekte ve hatta tam ters bir cümle yapısına sahiptir.

Ara vermek: Ara vermek, dil için en zararlı unsurlardan biridir. Süregelen çalışma bir temposunu bir anda durdurmak, öğrendiğinizi aklınızda tutmanızı oldukça zorlayacaktır. ileride tekrar etmeniz gerekecek ki, bu da bir nevi zaman kaybı yaşamak olacaktır.

Motivasyon: Öğreneceğiniz dili, kendiniz için ilgi çekici hale getirmeye bakın. Dilin, sizin ilgi alanınıza hitap eden konularını bulup, onların üzerine yoğunlaşırsanız, öğrenme süreci sizin için çok daha zevkli ve faydalı geçecektir.

Test çözmek: Test çözerken şıklardan biri doğrudur, ama siz diğer şıklardaki hatalı mesajları da okumak durumunda kalırsınız. Böylece, hatalı cümle yapıları veya kelimeleri almış olursunuz ki bu da bir risktir.

İltifatlara aldanmak: İltifatlara çok aldanmayın ve iltifatlara kulaklarınızı tıkayın. iltifatlar, sizi, tembelliğe iter.

Yakın bir arkadaşınız ile derste yan yana oturmak: Bir grup içinde yabancı dili öğrenmeye çalışmak, en iyi yol olsa gerek. Ama en yakın arkadaşınla yan yana oturmamak ve Türkçe konuşmamak şartıyla...

Sabırsız olmak: Yabancı dil öğreniminde, ilk 5-6 ay çok önemlidir. Bu süreçte dişini sıkan, sabreden başarılı olur. Melih Arat ne güzel söylemiş; "Dil öğrenmek; fil yemek gibidir, bir lokmada yutulmaz" diye.


Mazeretlere ait genel bir liste
Amiral Rickover, bürosunun kapısına aşağıdaki levhayı asmıştı: Aşağıda okuyacağınız liste, mazeretlere ait bir genel değerlendirme listesidir. Gerek bana ve gerekse kendinize zaman kazandırmak için, lütfen mazeretlerinizi bana numara ile bildiriniz.

1) Ben, size bunu söylediğimi sanmıştım.
2) Eskiden beri, bu işi hep böyle yapmışızdır.
3) Kimse işe derhal başlamamı söylemedi.
4) Bunun, bu kadar önemli olduğunu düşünmemiştim.
5) O kadar meşgulüm ki, bu işi de üzerime alacak vaktim yok.
6) Ne diye uğraşayım, Amiral Rickover nasıl olsa kabul etmez.
7) Bu kadar acele istediğinizi bilmiyordum
8) Bu; onun işi, benim değil.
9) Unuttum, bir daha olmaz!
10) Onayın çıkmasını bekliyordum.

DİĞER YENİ YAZILAR