ÖSYM'den gönderilen "Aday Bilgi Formu"nda T.C. Kimlik No'ları yanlış gelen adaylar!

ÖSYM, 2003-ÖSS'ye başvuran adaylara, başvuru bilgilerinde yanlışlık olup olmadığını kontrol etmeleri için, Aday Bilgi Kontrol Formlarını postaladı...

Haberin Devamı

ÖSYM, 2003-ÖSS'ye başvuran adaylara, başvuru bilgilerinde yanlışlık olup olmadığını kontrol etmeleri için, Aday Bilgi Kontrol Formlarını postaladı.

Aday Bilgi Kontrol Formlarında, adayların başvurma belgesinde kodladıklan bilgiler ile önceki yıllarda ÖSS'ye başvurmuş olanların ÖSYM kayıtlarındaki okul bilgileri yer alıyor. Adayların, söz konusu form ellerine geçer geçmez bilgilerin doğruluğunu kontrol etmeleri gerekiyor. Bilgilerinde yanlışlık veya eksiklik bulunan adaylar, form üzerinde düzeltme yapacaklar.

Düzeltilen formlar, 7 Mart Cuma gününe kadar ÖSYM'ye ulaştırılacak. Bu tarihe kadar ÖSYM'ye ulaşmayan formlar, işleme konulmayacak. Adaylarca düzeltilen bilgiler, gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bilgi işlem ortamına aktarılacak. Aday Bilgi Kontrol Formu, adaya tekrar geri gönderilmeyecek. Ancak 190 bin adayın, T.C. Kimlik No'su, doğru olmasına rağmen hatalı olarak gözüktü. Bu 190 bin adayın büyük bir çoğunluğu da, sınava İstanbul'dan başvuranlar oluşturuyor.

Halbuki size gelen Aday Bilgi Formunda T.C. Kimlik No'su doğru olmasına rağmen, hatalı diye gözüküyor. Nedeni şu: T.C. Kimlik No'su hatalı gelen adayların ya kendisinin iki adı var veya babasının iki adı var. Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ortamında kontrol edilen bu numaralar, adayın kendisinin veya babasının iki adı olmasından ve bu iki adın kodlanmasında farklılıklar (Örnek: Mustafa Salih Gümüş veya M. Salih Gümüş farklılığı gibi) bulunmasından dolayı hatalı diye yazılmış. Aslında hatalı olmadığı biliniyor, ama yine de herhangi bir sorun yaşanmaması için kontrol edilip yeniden gönderilmesi isteniyor.

Yapılması gereken!
Bu durumdaki adayların yapması gereken tek şey; bağlı bulundukları nüfus idaresine başvurarak, T.C. Kimlik No'sunu göteren belgeyi almak ve bunu ÖSYM'ye göndermek. Aday Bilgi Formuna, numarayı kırmızı kalemle yeniden yazmayı da unutmayın!

Kılıç ustası
Ak sakallı kılıç ustası, oturduğu minderden kalfa ve çıraklarının çalışmalarını dikkatle izliyordu. Harlı fırında korlaşan çeliğe şekil veren genç eller, ustalarının öğretisini çeliğe yansıttıkça, yaşlı kılıç ustası keyifleniyor, uzun yıllardır yanında çalışan genç insanlara mesleğinin inceliklerini öğretmenin mutluluğunu yaşıyordu. Atölyedeki gençler, yoğun çalışmalarına devam etmekteydiler. Başlarını, yaptıkları işten şöyle bir kaldırıp müşteriye saygıyla baktılar ve tekrar işlerine döndüler. Genç savaşçı, bu davranışlardan, muhatabının ak sakallı yaşlı ustanın olduğunu anladı. Ona doğru yöneldi. Ustaya saygıyla yanaştı. "Son cenk çok zorluydu" dedi. Yamulan kılıcını göstererek devam etti; "Kılıcımı tamir ettirmek istiyorum." Usta, gönyesi bozulmuş olan kılıcı dikkatlice inceledi. Farklı açılardan ve ufak dokunuşlarla kılıcı tarttı. Genç adam, bu uzun tetkik sürecini sessizce bir kenarda izlerken, bir yandan da ustanın yüzünden sonuçlan anlamaya çalışıyordu.

Uzun bir inceleme işleminden sonra usta, kılıcı minderin yanına koydu ve savaşçıya dönerek "İş, ustalık gerektiriyor, diğer tamirlerden farklı bir işçilik istiyor. Bu, hem pahalt hem de risk taşıyor. Kabul eder misin?" diye sordu. Genç savaşçının yüzü, ustanın cümleleriyle aydınlandı. "Her şeye razıyım, yeter ki kılıcım istediğim gibi olsun" dedi. Yaşlı usta, kılıcı oturduğu minderin altına yerleştirdi, oturuş biçimini değiştirdi ve farklı hız ve ritmlerle iki kez oturup kalktı. Şaşkınlık içindeki genç, ustanın ne yaptığını anlamamış bir ifadeyle, kendisine uzatılan düzgün kılıcı eline aldı. Kılıcı, şöyle bir iki defa savurdu, dengesini hissetti ve rahatladı. "Ne kadar ödeyeceğim?" diye sordu.

Usta, sakalını sıvazlarken kendinden emin bir tavırla "Yirmi altın" dedi. Genç adam, şaşkınlık içindeydi. Ancak kendini hemen topladı ve karşı atağa geçti. "Yapılan işin tamamı ifa' darbe. Bu parayla yeni bir kılıç satın alabilirim. Yirmi altın ödemek istemiyorum. Hem bu kadannı ben de yapabilirdim, ne emek ne de sermaye harcadın" dedi. Usta, sakince genç adamın cümlelerini bitirmesini bekledi. Kılıcı tekrar minderin altına koyarak, eski yamuk haline getiren iki darbeyi oturup kalkarak vurdu ve kılıcı savaşçıya iade etti. Çok kızmıştı genç adam ve kılıcı, ustanın elinden hırsla geri aldı. Yandaki mindere oturup, iki darbelik oturuş ve kalkışı gerçekleştirdi. Minderden muzaffer bir komutan edası ile kalktı, elini minderin altına soktu ve kılıcı hızla çekti. Gözlerine inanamadı, ata yadigarı kılıç ortadan ikiye bölünmüştü. Çaresiz bakışlarla ustaya döndü. Usta, savaşçıya "Ödemeni istediğim bedel, iki darbeye değil, otuz yıllık birikimeydi" dedi.

Öğrenme isteğiniz de, umutlarınız gibi hiç bitmesin! Çünkü daha öğrenilecek çok şey var...

DİĞER YENİ YAZILAR