ÖSS'de değişiklikler...

ÖSS'de bir çok değişiklik yapılmıştı. Bunları kısaca bir hatırlayalım...

Haberin Devamı

ÖSS'de bir çok değişiklik yapılmıştı. Bunları kısaca bir hatırlayalım:

* Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının hesaplanması yönteminin değişmesi,

* Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının çarpılacağı katsayıların değişmesi,

* ÖSS puan dağılımının 100-300 puan dağılımına dönüştürülmesi,

* ÖSS'de Türkçe ve Matematik testlerinin ağırlıklarının artırılması,

* ÖSS'de başarılı olma puan sınırlarının değişmesi,

* Okul değiştiren adaylar için uygulanan yöntemin kaldırılması.

Sistemde bir değişiklik olmadı, sadece puanlama sisteminde birtakım değişiklikler yapıldı. Bu arada, kafalar da bir hayli karıştı! Yeni puan sisteminde; kendi ÖSS puanlarınızı hesaplamayı öğrendiniz, ancak bölümlerin taban puanlarını yine de kestiremiyorsunuz. Önünüzü net olarak göremiyorsunuz. Bu günlerde, üniversite adaylarının en çok sorduğu sorular şunlar:

"Üniversitelerin 2002 taban puanlarının, yeni sistemdeki karşılığı ne olacak?" "Tercihlerimizi neye göre yapacağız, yeni taban puanları bilmiyoruz ki!"
"ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölümü kaç puanla öğrenci alacak?" "B.Ü. İşletme bölümüne girmek için kaç puan almamız lazım?" "İTÜ Kontrol Mühendisliğini kazanabilmek için kaç net yapmalıyım?"

"Kampüs-Final Özel Sayısı", bu belirsizlikleri ortadan kaldıracak. Önünüzü daha iyi görmenizi sağlayacak. Tüm bölümlerin 2002 taban puanları ile bu puanların yeni puan sistemindeki karşılıkları Kampüs-Final Özel Sayısı"nda...

"Kampüs-Final Özel Sayısı", bu Pazar bayilerde.
Bu özel sayı, tercih dönemine kadar elinizden hiç düşmeyecek ve en büyük yardımcınız olacak! Unutmadan şunu da belirteyim; diğerleri hep bizi takip ediyordu, şu ana kadar biz ne yaptıysak onlar da yaptı. Gerçi hiç biri yanımıza dahi yaklaşamadı, ama artık bundan sonra fark iyice açılmaya başlayacak! Çünkü farkı yaratan unsurlar takip edilemez... Önümüzdeki Pazar farklı birşey daha geliyor, hazır olun!

İyi niyetin karşılığı
Evin kapısı çalındığında, kadın güçsüz bacaklarıyla kapıya doğru ilerledi. Gelenler, oğlu ve arkadaşıydı. Her ikisi de elini öptükten sonra, uzun boylu olanı "Pek fazla vaktimiz yok anacığım" dedi. "Yarım saat izin koparıp, hatırını sormaya geldik." Kadın, büyük bir telaşla "Olmaz öyle şey" dedi. "Bir şeyler yedirmeden sizi bırakır mıyım hiç." Öteki, saatine baktıktan sonra "Peki anacığım" diye karşılık verdi. "Karnımız tok, ama yine de ikişer yumurta kırarsan yeriz." Gerçekte delikanlı, kadına zahmet vermemek için böyle demiş ve bahçede de tavukları gördüğünden, işi en basit biçimiyle geçiştirmek istemişti. Tavukların son günlerde yalnızca iki yumurta yaptığını ve evde de başka bir şey bulunmadığını nereden bilecekti ki? Kadın mutfağa doğru yönelirken, oğlunun ve arkadaşının sahanda yapılan yumurtayı ne kadar çok sevdiklerini anımsadı. Kadın, titrek elleriyle yumurtaları kırmaya çalışırken ister istemez üzülüyor ve konuklarına, fakirliğini belli etmemenin çarelerini anyordu. İyi ama, çocuklar ikişer yumurta dedikleri halde, tabaklarındaki yalnızca birer yumurtayı gördüklerinde ne olacaktı? Kadın, daha fazla bir şey düşünemedi. Yumurtaları alıp kırdığında, yüzü sevinç gözyaşlarıyla ıslandı. Her iki yumurta da çift sarılı çıkmıştı!

DİĞER YENİ YAZILAR