PKK'nın son dönemde tırmanan eylemleri sadece Türkiye'yi değil, zaten iyi olmayan Türk-Amerikan ilişkilerini de sarsıyor. Genelkurmay ikinci Başkanı Org. İlker Başbuğ'un, "ABD yönetimi PKK'nın lider kadrosunun yakalanması konusunda emir verdi" sözleri gerilimi azaltabilir ama kısa vadede bu beklenti gerçekleşmezse yeni bir kriz kapıda demektir.
Ankara uzun süre ABD ordusunun, Kandil Dağı'nda üslenen PKK'lılara karşı harekat düzenlemesi, en azından lider kadrosundan bazılarına yönelik operasyon için ısrar etti. Fakat Bush yönetimi her seferinde talepleri geri çevirdi.
İkili ilişkiler üzerindeki PKK ipoteği, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "sınırötesi harekat"ı telaffuz etmesiyle iyice ciddileşti. Erdoğan'ın çıkışından rahatsız olan Washington, önce medya üzerinden dolaylı mesajla AKP'yi uyarmak istedi; baktı olmayacak, vakit kaybetmeksizin Irak topraklarında bir "sıcak takip"i veya "sınır ötesi harekaf'ı uygun bulmadığını açık açık ilan etti.
Açık mesajlar
Bu görevi ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried üstlendi. Pazartesi günü Turgut Özal anısına Washington Enstitüsü tarafından düzenlenen yıllık konferansta Fried'a PKK üzerine peş-peşe sorular yöneltildi. O da bunlan bir diplomattan beklenmeyecek açıklıkla yanıtladı. "PKK sadece Türkiye'nin değil, bizim de sorunumuz" diyen Fried şöyle devam etti: "PKK'ya karşı sıcak takibin veya sınır ötesi bir harekatın en iyi yol olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki bu o kadar da kolay değil. Türkiye ve ABD, Irak'ı güvenli ve demokratik bir ülke yapmak için çalışmak. O zaman Irak'ta teröristler de barınamaz."
Fried'in açıklamaları işleri karıştırdı. PKK sorununu kökten çözmeyi Irak'ın demokratikleşeceği o meçhul ana kadar erteleme yaklaşımının, fazla taraftar bulması mümkün değildi. Böylece PKK'nın ardındaki esas gücün ABD olduğuna inananların elleri iyice güçlenmiş oldu.
Erdoğan, sırf "Washington'dan çekiniyor" imajı vermemek için kendini sınır ötesi harekata mecbur hissedebilir. Bu noktada Başbuğ'un "Sınır ötesi harekat seçeneklerden birisidir, hatta sonuncusudur. Mesele iki tümenle Irak'a girmek değil. Buna gelene kadar yapabilecek çok şey var" sözlerinin bir fren işlevi göreceği de açıktır.
Eğer PKK, yıllar sonra tekrardan gündemi belirleyebildiği duygusuyla şiddet eylemlerini tırmandınrsa, kazananı olmayan yeni bir çatışma süreci başlayabilir. Üstelik bu sefer sadece Türkü ve Kürdüyle tüm Türkiye değil, bütün unsurlarıyla Irak ve hatta ABD de kaybedecektir. Öcalan ve PKK hesabını böylesi bir kaos üzerine yapıyorlarsa onlar da yanıldıklarını anlayacaklardır.
Türk-Amerikan ilişkilerine PKK ipoteği
PKK'nın son dönemde tırmanan eylemleri sadece Türkiye'yi değil, zaten iyi olmayan Türk-Amerikan ilişkilerini de sarsıyor
Haberin Devamı

