AKP Birinci Olağan Kongresi'nde bazı çevrelerin ısrarla beklediği "Milli Görüş'ün tasfiyesi" yaşanmadı. Halbuki AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan, partinin değişik kademelerine danışarak Abdullah Gül ile birlikte hazırladığı listede 50 kişiden tam 24 kişiyi değiştirdi. Ne var ki bunlardan yalnızca ikisinin, Ertuğrul Yalçınbayır ile Ersönmez Yarbay'ın, parti yönetimiyle uyuşmadıkları için liste dışı bırakıldıkları kesin. Dört bakanın, Ali Coşkun, Osman Pepe, Hilmi Güler ile Vecdi Gönül'ün çıkarılıp Beşir Atalay ile Cemil Çiçek'in dahil edilmesi anlamlı. Diğer anlamlı bir noktaysa, kadın sayısının beşten ona çıkması. Yolsuzluk Komisyonu üyesi İstanbul Milletvekili Nimet Çubukçu bunlardan dikkat çeken bir isim. Bir önceki MKYK da ağırlıkla Erdoğan'a yakın isimlerden oluşuyordu. Bu sefer bunların neredeyse tamamı korundu ve ek olarak Ömer Çelik, Ekrem Erdem, Nihat Ergün gibi isimlerle takviye yapıldı. Şanlıurfa'dan bağımsız seçilip AKP'ye katılan Sebahattin Cevheri de MKYK'ya alındı.
Ultra modern
Bugüne kadar üç RP, bir FP, bir de SP kongresi izledim. AKP Kongresi'nin atmosferi, Milli Görüş partilerinin hiçbirine benzemiyordu. Çünkü bu partiler, ister iktidarda ister muhalefette olsunlar, mevcut sistemle ve toplumun kendilerinden olmayan kesimleriyle bir şekilde kavgalı oldukları için bu ruh halini kongrelerine de yansıtıyorlardı. AKP'deyse, Tayyip Erdoğan'ın konuşmasında ısrarla vurguladığı "bundan böyle merkez de biziz, sistem de" havası egemendi. Zaten delegeler ve hatta izleyicilerin önemli bir bölümü kılık kıyafetleri ve tavırlarıyla Milli Görüş'ü çoktan geride bırakmışlardı. Buna salonun ultra modern dizaynı da eklenince ortaya light ve steril bir kongre çıktı.
Hoca'nın talebeleri
Ama AKP'liler, yıllarca içinde bulundukları Milli Görüş'ün çok önemli bir özelliğini aynen korudular: Partiiçi demokrasi yokluğu. Erdoğan, Hocası Necmettin Erbakan gibi tek aday olarak seçime girdi ve bütün oyları aldı. "Çarşaf liste" uygulaması AKP tüzüğünden çıkarıldığı için sadece Erdoğan'ın listesi yarıştı. Kongrede tartıştığımız AKP'liler bu uygulamayı, partilerinin daha genç olmasına, genel başkanlarının elini güçlendirmek istemelerine vb. bağladılar. Ama bu mazeretlerden hiçbiri, Erbakan'ın mutlak otoritesine başkaldırı sonucu ortaya çıkmış olan partilerinin daha ilk kongresinde parti içi demokrasi sınavından kalmış olması gerçeğini değiştirmiyor.
Steril ve light bir kongre çıktı
AKP Birinci Olağan Kongresi'nde bazı çevrelerin ısrarla beklediği "Milli Görüş'ün tasfiyesi" yaşanmadı
Haberin Devamı

