Türkiye'de bir şekilde laik düzeni hedef alan şiddet eylemlerini dört grupta toplayabiliriz:
1) Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok gibi aydınlara yönelik suikastler. Bunları İran gizli servisleri tarafından eğitilmiş militanlar yaptı. Amaçları Türkiye'de İslam devrimi yapmak gibi görünüyordu ama esas hedefin Türkiye'yi İran lehine istikrarsızlaştırmalı olduğu ortadaydı.
2) Hizbullah'ın PKK'ya, diğer İslamcılara, ajan sandığı kendi militanlarına ve nihayet güvenlik güçlerine karşı eylemleri.
3) 15-20 Kasım 2003'de olduğu gibi, El Kaide ve Usame bin Ladin'le doğrudan ilişkili militanların eylemleri.
4) Sivas Katliamı, 1993'de Mahmut Kaçar'ın Anıtkabir'de yaptığı eylem, 1995'de Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday'ın öldürülmesi gibi kendiliğinden gelişen ya da ülkedeki laik-İslamcı gerginliğinin etkisindeki şahısların kendi başlarına kotardıkları saldırılar. İlk üç grupta alabildiğine örgütlü ve profesyonel İslamcı militanlar söz konusuyken, sonuncu öbekte İslamcılara ek olarak ülkücü, Türk-İslam ülkücüsü veya bunların hepsinin birden etkisi altındaki "sıradan insanları" da görebiliyoruz. Peki Danıştay'a yönelik saldırının faili Alparslan Arslan bunlardan hangi gruba giriyor? Geçmişte geliştirdiği bazı ilişkilere bakıp onu birtakım "derin odakların tetikçisi" olarak görmek/göstermek isteyenler var. Böyle bir ihtimali hep akılda tutup şunu söyleyebiliriz: Şu ana kadar ortaya çıkanlar ışığında, Arslan "profesyonel İslamcı terörist" profiline pek uymuyor. Arslan'ı Mart 2004'de İstanbul Kartal'daki Mason Locası'nı basan Nihat Doğruel ve Engin Vural'a benzetmek de mümkün. Doğruel ve Varol, El Kaide ile doğrudan ilişki içinde olmayan ama onun çizdiği yolda gitmeye çalışan iki İslamcıydı. Eğer toplantı halindeki masonları katletmeyi becerebilselerdi herhalde Türkiye çok kötü karışırdı. Arslan ise onlar kadar beceriksiz çıkmadı ve ülkeyi bir dönüm noktasının eşiğine getirdi. Arslan'ın türban davasının etkisiyle hareket ettiği ve yaptığının laik-İslamcı gerilimini iyice tırmandırdığı çok açık. Can alıcı soru şu: Arslan bu katliamı, kalbi sahiden türbanlılardan yana olduğu için mi yaptı, yoksa tam tersine türbanın arkasında gözüken kesimleri iyice zor durumda bırakmak için mi?
Her iki durumda da ülkeye çok ama çok büyük bir kötülük yaptı ve Türkiye'ye onun tetiklediği felaketleri engelleyebilmek için yeterince güçlü gözükmüyor.
Profesyonel İslamcı profiline uyuyor mu?
Türkiye'de bir şekilde laik düzeni hedef alan şiddet eylemlerini dört grupta toplayabiliriz
Haberin Devamı

